12. Yargı Paketinde Yer Alan Kapsamlı Yasal Düzenlemeler

Yazar: Av. Deniz Nalbant
Giriş
Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu, kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak anılan “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”‘ni kabul etmiştir. Teklif, başta Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli iptal kararlarından kaynaklanan hukuki boşlukların giderilmesi olmak üzere; icra ve iflas hukuku, idari yargı, ceza muhakemesi, medenî usul hukuku ve özel hukukun çeşitli alanlarını kapsayan düzenlemeler içermektedir.
I. İcra, İflas ve Medeni Hukuk Alanındaki Düzenlemeler
1. İdare Aleyhine Verilen İlamlarda Ön Başvuru Zorunluluğu
İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemeleri ve İlk Derece Mahkemelerince idare aleyhine hükmedilen para alacakları, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlarda doğrudan ilamlı icra yoluna başvurulması kısıtlanmaktadır. Alacaklı veya vekilinin banka hesap numarasını yazılı olarak idareye bildirdiği tarihten itibaren bir ay içinde ödeme yapılmaması halinde ilamlı icra takibi başlatılabilecek; bu ön başvuru gerçekleştirilmeksizin doğrudan icra yoluna gidilemeyecektir.
2. Miras Yoluyla İntikal Eden Taşınmazlarda Ortaklığın Giderilmesi
Tüm maliklerin miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde, birinci artırmanın yalnızca malik olan mirasçılar arasında ve bir defaya mahsus olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu artırmada tekliflerin muhammen kıymetin tamamını karşılaması şartı aranmaktadır.
3. Vesayet Altındaki Kişilere Ait Mal Satışlarında Elektronik Portal Uygulaması
Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişiklikle, vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmazların satışının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne entegre elektronik satış portalı üzerinden açık artırma yoluyla gerçekleştirilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Taşınmaz satışlarında ihalenin, vesayet makamının onamasıyla tamamlanacağı ve onama kararının ihale gününden itibaren on gün içinde verilmesi gerektiği öngörülmektedir. Bu hükümler, düzenlemenin yayımından itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecektir.
II. İdari Yargı ve Danıştay’a İlişkin Düzenlemeler
1. Tek Hakimle Görülecek Davaların Kapsamı
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilmiştir. Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç olmak üzere konusu 486.000 Türk Lirasını aşmayan iptal ve tam yargı davaları; belirli öğrenci disiplin işlemlerine, kamu görevlilerine verilen uyarma cezalarına ve bazı meslek kuruluşu disiplin kararlarına karşı açılan davalar; 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un uygulanmasından doğan davalar tek hakim tarafından karara bağlanacaktır. Vergi mahkemelerinde de 486.000 Türk Lirasını aşmayan uyuşmazlıklar tek hakim tarafından görülecektir. Bu düzenleme, yalnızca teklifin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanacaktır.
2. İstinaf ve Temyiz Sistemine İlişkin Değişiklikler
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yapılan değişiklikle Bölge İdare Mahkemesine, İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca gerekçesini hatalı veya eksik bulması hâlinde kararı kaldırmak yerine gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddetme yetkisi tanınmıştır.
Öte yandan Bölge İdare Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar, tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilecektir. Bununla birlikte, tek hakimle görülen davalar ile belirli kanunların uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda temyiz yolu kapalı tutulmuştur.
3. Danıştay Daire Sayısına İlişkin Geçiş Süresinin Uzatılması
Danıştay Kanunu’nda yapılan değişiklikle, daire sayısının ona (10) düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026’da sona erecek geçiş süresi dört yıl daha uzatılmış; buna paralel olarak her iki boşalan üyelik için bir üye seçimi uygulamasından 23 Temmuz 2030 tarihine kadar vazgeçilmesi öngörülmüştür.
III. Ceza Muhakemesi ve Kişisel Veri Güvenliğine Yönelik Düzenlemeler
1.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kurumunun Yeniden Düzenlenmesi
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde kapsamlı değişikliklere gidilmiştir. Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasından ibaret olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahküm bulunmaması ve mağdur ya da kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi koşullarının bir arada gerçekleşmesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir.
Karar verilmesi halinde sanık beş yıl süreyle denetime tabi tutulacaktır. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulması halinde hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilecektir. Aksi halde mahkeme hükmü açıklayacak; ancak yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın belirli bir kısmının infaz edilmemesine ya da erteleme veya seçenek yaptırıma hükmetmek suretiyle yeni bir mahkûmiyet kararı kurabilecektir.
İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar bakımından bu kurumun uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise temyiz yoluna başvurulabilecektir.
2. Genetik İnceleme Sonuçlarının Gizliliği ve Dijital Delil Verilerinin İmhası
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, moleküler genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve imhasına ilişkin usul açık biçimde düzenlenmiştir. Sonuçlar kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilecek; kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi ya da beraat gibi belirli hâllerde derhal, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi (20) yıl sonra Cumhuriyet savcısı huzurunda imha edilecektir. İlgili kişinin, saklama amacının ortadan kalkması veya haklı bir nedenin varlığı halinde verilerin silinmesini talep etme hakkı da güvence altına alınmaktadır.
Bilgisayar araması ve kopyalama tedbiri kapsamında elde edilen veriler adli emanette muhafaza edilecek; mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren on beş (15) yıl sonunda Cumhuriyet savcısı huzurunda imha edilecektir. Cumhuriyet savcısının bilgisayar aramasına ilişkin kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulacak; sürenin dolması veya hakimin aksine karar vermesi halinde elde edilen kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilecektir.
3. Dolandırıcılık Suçuna İştirakte Ceza İndirimi
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir. Buna göre, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirakinin yalnızca banka hesabına ilişkin bilgileri ya da ödeme araçlarını başkasına vermekle sınırlı kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecektir. Düzenleme; suçu planlayan, organize eden veya esas menfaati sağlayan failleri kapsamamakta, yalnızca suça katkısı hesap bilgilerini paylaşmakla sınırlı kalan kişileri etkilemektedir. Suçun hukuki niteliğinde herhangi bir değişiklik yapılmamakta olup fiil suç olmaya devam etmektedir.
IV. Medeni Usul ve Özel Hukuk Alanındaki Düzenlemeler
1. Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması ve Kısmi Dava Usulü
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kurumu yürürlükten kaldırılmaktadır. Bununla birlikte, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hallerde talep konusunun, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilmesine imkan tanınmaktadır. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağı öngörülmüştür. Yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılmış olan davalarda mevcut hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir.
2. Duruşmalar Arası Süre Sınırı ve Uzaktan Katılım
Teklif ile duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı aşamayacağı hükme bağlanmış; bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakimin gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebileceği öngörülmüştür. Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşmaya katılan taraflar bakımından ise ikrar, yemin, feragat ve sulh gibi haller dışında elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. Bu hüküm, yayım tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecektir.
3. Kanuni Faiz Oranının Yeniden Düzenlenmesi
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda kanuni faiz oranı yeniden belirlenmiştir. Sözleşmeyle kararlaştırılmamış faiz ödenmesi gereken hallerde yıllık faiz oranı; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak tespit edilmiştir. 30 Haziran tarihinde geçerli reeskont oranının bir önceki 31 Aralık’a kıyasla beş puan veya daha fazla farklılaşması halinde, yılın ikinci yarısı için yeni oran esas alınacaktır.
4. Tazminat Hesabında Faizin Başlangıç Tarihi
Türk Borçlar Kanunu’nda yapılan değişiklikle, çalışma gücünün yitirilmesinden veya destekten yoksun kalmadan doğan tazminatlarda faizin başlangıç tarihi ayrıştırılmıştır. Zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat tutarına haksız fiilin gerçekleştiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan miktara ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir. Tahkikat başlamadan önce yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre belirlenen tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecektir. Bu düzenleme, yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylar bakımından uygulanacaktır.
Sonuç
12. Yargı Paketi olarak adlandırılan teklif, Türk hukuk sisteminin farklı alanlarında eş zamanlı değişiklikler öngören kapsamlı bir yasal düzenleme girişimidir. Teklifin başlıca eksenlerini; Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının yarattığı hukuki boşlukların giderilmesi, yargılama süreçlerinde teknolojik altyapının kullanımının yaygınlaştırılması, kanun yolu sisteminin yeniden yapılandırılması ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin güvencelerin pekiştirilmesi oluşturmaktadır.
Söz konusu düzenlemelerin uygulamaya yansımaları, özellikle belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi dava usulünün genişletilmesi, idare aleyhine ilamlarda ön başvuru zorunluluğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun yeniden çerçevelenmesi ile IBAN düzenlemesi kapsamındaki geçiş hükümleri bakımından süreçlerin yakından izlenmesi gerekmektedir.
Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz, info@berkerberker.com adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz.