Dijital Platformların Düzenlenmesinde Yeni Bir Dönem: Sosyal Ağ Sağlayıcıları ve Oyun Dağıtıcılarına Yönelik Hukuki Çerçeve

Yazar: Av. Deniz Nalbant
I. Giriş
Dijital teknolojilerin toplumsal yaşama sirayet etmesi, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere tüm kullanıcı kesimleri için yeni hukuki güvence ihtiyacını gündeme taşımaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Esas No: 2/3566), torba yasa niteliği taşımakla birlikte, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da gerçekleştirdiği köklü değişiklikler itibarıyla dijital platformlar hukukunun seyrini doğrudan etkileyen bir düzenleme olarak öne çıkmaktadır.
Söz konusu düzenlemenin hukuki temeli, devletin Anayasal yükümlülükleri ile Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Sosyal Şartı gibi uluslararası sözleşmelerden doğan koruma ödevine dayandırılmaktadır. Siber zorbalık, zararlı içerik maruziyeti, dijital bağımlılık ve bilinçsiz harcama riski gibi somut tehditler gerekçede açıkça sayılmış; bu tehditlerle mücadelede bütüncül ve denetlenebilir bir koruma mekanizması oluşturulması amaçlanmıştır.
II. Kavramsal Çerçeve ve Aktörlerin Hukuki Statüsü
Kanunun öngördüğü yükümlülük rejimini işlevsel kılacak temel adım, daha önce yasal zeminden yoksun bulunan aktörlerin hukuki statüye kavuşturulmasıdır. Bu çerçevede 5651 sayılı Kanun’un tanımlar maddesine “oyun”, “oyun sağlayıcı” ve “oyun dağıtıcı” kavramları eklenmiştir.
5651 sayılı Kanun’un 2. maddesine üç yeni tanım eklenmiştir:
| Kavram | Tanım |
| Oyun | İnternet üzerinden dağıtılan, oynanan veya güncellenen dijital oyunlar |
| Oyun Sağlayıcı | Oyunları veya oyun içi bileşenleri üreten gerçek veya tüzel kişiler |
| Oyun Dağıtıcı | Oyunların dağıtılmasına veya oynanmasına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişiler |
Önem: Sağlayıcı-dağıtıcı ayrımı, yükümlülüklerin teknik ve idari kapasiteye göre doğru muhataplara yöneltilmesini sağlamak amacıyla yapılmıştır. Her iki aktörün ayrı ayrı sorumluluğu bulunmakta; yaş derecelendirmesi oyun sağlayıcıya, dağıtım kontrolü ise oyun dağıtıcıya bırakılmaktadır.
Bu üçlü ayrımın pratik sonuçları belirleyici niteliktedir:
- Oyun sağlayıcı, dijital oyunları üreten veya geliştiren taraf olarak tanımlanmakta ve yaş derecelendirmesi yükümlülüğünün birincil muhatabı konumuna yerleştirilmektedir.
- Oyun dağıtıcı ise oyunların dağıtılmasına veya oynanmasına imkân sağlayan taraf olarak tanımlanmakta; ebeveyn kontrol araçları sağlama, temsilci atama ve yüksek yaş kriteri uygulama gibi yükümlülüklerin muhatabı olmaktadır.
Bu kavramsal ayrımın önemi, yalnızca tanımsal açıklıkla sınırlı kalmamaktadır. Önceki taslak metinlerde oyun geliştiricilere yüklenen yaş doğrulama ve kapsamlı veri paylaşım yükümlülükleri, yapılan değişikliklerle platformlara ve dağıtıcılara aktarılmıştır. Dolayısıyla nihai düzenleme, teknik ve idari kapasiteye göre farklılaştırılmış bir sorumluluk dağılımı benimsemektedir.
III. Temel Yükümlülükler
1. Sosyal Ağ Sağlayıcılarına Getirilen Yükümlülükler
Kanun, sosyal ağ sağlayıcılarına çocuk koruma ekseninde birbirini tamamlayan bir dizi yükümlülük öngörmektedir.
1.1. Yaş temelli erişim kısıtlaması
On beş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunulması kesin olarak yasaklanmış; bu yasağın etkin biçimde uygulanabilmesi için sağlayıcılara yaş doğrulama sistemi kurma yükümlülüğü getirilmiştir. On beş yaş üstü çocuklar için ise yetişkinlerden ayrıştırılmış, güvenli bir hizmet ortamı sunulması zorunlu kılınmıştır.
1.2. Ebeveyn kontrol mekanizmaları
Sağlayıcılar, açık ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sunmakla yükümlüdür. Bu araçlar en az şu mekanizmaları kapsamalıdır:
- Hesap ayarlarının kontrol edilmesi
- Satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi işlemlerin ebeveyn iznine/onayına tabi kılınması
- Kullanım süresinin izlenmesi ve sınırlandırılması.
1.3. Aldatıcı reklam yasağı
Dolandırıcılık amacı taşıyan veya gerçeğe aykırı vaatler içeren reklamları engelleme yükümlülüğü doğrudan sağlayıcıya bırakılmıştır.
1.4. Büyük ölçekli platformlara özgü yükümlülükler
Türkiye’den günlük erişimi on milyonu aşan sosyal ağ sağlayıcıları, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamındaki acil durum kararlarını (yaşam hakkı, ulusal güvenlik, kamu düzeni) derhal ve en geç 1 saat içinde uygulamak zorundadır. Aynı kapsama giren platformlar, daha önce hakkında erişim engeli kararı verilen içeriklerin yapay zeka ve otomatik sistemler dahil her türlü teknik altyapı kullanılarak yeniden yayınlanmasını proaktif olarak önlemekle de yükümlüdür.
Kurumun denetim taleplerinde bilgi/belge sunma süresi “en geç 3 ay” dan “derhal ve en geç 15 gün” olarak kısaltılmıştır.
2. Oyun Dağıtıcılarına Getirilen Yükümlülükler
Oyun platformlarına yönelik yükümlülükler, sosyal ağ sağlayıcılarına paralel bir yapıda kurgulanmış olmakla birlikte sektörün kendine özgü nitelikleri dikkate alınarak biçimlendirilmiştir.
2.1. Yaş derecelendirmesi
Oyun sağlayıcılar, oyunlarını yaş kriterlerine göre derecelendirmekle yükümlüdür. Usulüne uygun şekilde derecelendirilmemiş oyunları dağıtıcı sunamaz; ancak oyun sağlayıcı tarafından derecelendirme yapılmamış oyunları, en yüksek yaş kriteri esas alınmak kaydıyla sunabilir. Bu yaklaşım, önceki taslakta öngörülen sınıflandırılmamış oyunların doğrudan yasaklanması yerine, erişim sınırı uygulanması yöntemini benimsemesi bakımından daha ölçülü bir müdahale aracı olarak değerlendirilebilir.
2.2. Yurt dışı kaynaklı oyun dağıtıcıları için temsilci yükümlülüğü
Türkiye’den günlük erişimi 100.000’den fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun dağıtıcıları, Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemek ve bu temsilciye ait iletişim bilgilerini internet sitesinde erişilebilir şekilde yayımlamak zorundadır.
Bu düzenlemenin temel amacı, kullanıcı mağduriyetlerinin giderilmesini ve resmi tebligatların etkin biçimde yapılabilmesini sağlamaktır. Temsilcilerin hukuki sorumluluğunun kapsamı ise uygulamaya ilişkin yönetmelik aşamasında belirlenecek olan açık bir husus olarak gündemdeki yerini korumaktadır.
2.3. Şeffaflık ve ebeveyn kontrol araçları
Oyun dağıtıcılar da sosyal ağ sağlayıcılarına benzer biçimde, hesap ayarlarının yönetilmesini ve ücretli işlemlerin ebeveyn onayına tabi kılınmasını kapsayan kontrol mekanizmaları sunmakla yükümlüdür.
Öte yandan Kurum, oyun sağlayıcı ve dağıtıcıdan kurumsal yapı, algoritmalar, veri işleme süreçleri ve ticari tutumlar hakkında her türlü açıklamayı talep edebilir. Talep edilen bilgi ve belgeler derhal ve en geç 15 gün içinde sunulmalıdır.
3. Risk Değerlendirmesi Yükümlülüğü
Kanunla getirilen yeni bir yükümlülük türü olarak risk değerlendirmesi mekanizması, sosyal ağ sağlayıcıları ile yurt dışı kaynaklı oyun dağıtıcılarını kapsamaktadır. Bu yükümlülük uyarınca ilgili aktörler, Türkiye’ye yönelik sundukları veya sunmayı planladıkları hizmetler bakımından temel hakların korunması, aile ve çocuk güvenliği, kamu düzeni ile hukuka aykırı içeriklerin yayılması konularında risk değerlendirmesi yaparak Kuruma bildirmek zorundadır.
Kurum bu bildirimleri inceleme, ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alma ve riskin azaltılması için gerekli tedbirleri alma yetkisine sahiptir. Hizmetin kısmen veya tamamen durdurulması da dahil olmak üzere geniş kapsamlı tedbir bildirimi yapabilmesi, düzenlemenin önemli müdahale araçlarından birini oluşturmaktadır.
IV. Yaptırım Sistemi ve Güvenceler
Kanun, yaptırım mekanizmasını iki ayrı eksen üzerine inşa etmektedir: caydırıcılık ve orantılılık.
1. Sosyal ağ sağlayıcıları
Sosyal ağ sağlayıcıları açısından veri güvenliği, çocuk koruma ve aldatıcı reklam gibi kritik yükümlülüklerin ihlali halinde bir önceki takvim yılındaki küresel cironun %3’üne kadar idari para cezası uygulanabilecektir. Bu model, maktu cezaların küresel teknoloji şirketleri nezdinde caydırıcılıktan yoksun kalabileceği değerlendirmesiyle tercih edilmiş olup AB Dijital Hizmetler Yasası’ndaki yaklaşımla örtüşmektedir.
2. Oyun dağıtıcıları
Oyun dağıtıcıları için ise kademeli yaptırım sistemi benimsenmiştir.
| Aşama | Yaptırım |
| Bildirimden itibaren 30 gün içinde uyumsuzluk | 1 milyon TL – 10 milyon TL idari para cezası |
| İkinci 30 günlük sürede uyumsuzluk | 10 milyon TL – 30 milyon TL idari para cezası |
| İkinci cezaya rağmen uyumsuzluk | Bant genişliğinin %50 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvuru |
| Devam eden uyumsuzluk | Bant genişliğinin %90’a kadar daraltılması |
Bildirimden itibaren otuz günlük sürede uyumsuzluk halinde bir milyon ile on milyon Türk lirası arasında idari para cezası uygulanmakta, ardından gelen otuz günlük ikinci süreçte uyumsuzluğun devam etmesi halinde bu üst sınır otuz milyon Türk lirasına yükselmektedir. İdari para cezalarının sonuç vermemesi halinde ise bant genişliği daraltımı devreye girmektedir; önce yüzde elli, ardından yüzde doksana kadar çıkabilen bu daraltma oranları, ilk taslakta doğrudan öngörülen platform kapatma yetkisinin kaldırılması sonucu benimsenen alternatif bir yaptırım aracı niteliğindedir.
Yaptırım mekanizmasına yargısal güvence işlevi gören iki temel unsur entegre edilmiştir: bant daraltma kararlarının sulh ceza hâkimliği kararına bağlanması ve 5271 sayılı Kanun çerçevesinde itiraz yolunun açık tutulması. Öte yandan yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde uygulanan para cezasının dörtte birinin tahsil edilmesi, reklam yasağının kaldırılması ve hâkim kararlarının kendiliğinden hükümsüz kalması, düzenlemenin geçici ve amaca bağlı niteliğini açıkça ortaya koymaktadır.
V. Yürürlük
Madde 22 (sosyal ağ sağlayıcıları), Madde 23 (oyun platformları) ve Madde 24 (risk değerlendirmesi) hükümleri: Kanunun yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girecektir.
Bu süre, platformlara teknik uyum için tanınmış bir geçiş dönemi niteliği taşımaktadır.
VI. Sonuç
Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un dijital platformlara ilişkin hükümleri, Türk internet hukukunda köklü bir dönüşümün habercisidir. Oyun, oyun sağlayıcı ve oyun dağıtıcı kavramlarının yasal tanıma kavuşturulması, muğlak sorumluluk zincirlerini netleştirmiş; sosyal ağ sağlayıcılarına getirilen yaş doğrulama, proaktif içerik engelleme ve ciro bazlı yaptırım modeli ise denetim kapasitesini belirgin biçimde güçlendirmiştir.
Bununla birlikte düzenleme, kritik uygulama sorunlarını ileriki aşamalara bırakmaktadır. Yaş doğrulama sistemlerinin teknik standartları, temsilcilerin hukuki sorumluluk sınırları ve ciroya dayalı cezanın tespit usulü yönetmelik düzeyinde netlik kazanacaktır. KVKK ile uyum gereklilikleri de uygulamada belirleyici bir gerilim noktası olmaya aday görünmektedir.
Sürecin sektör paydaşlarının aktif müdahalesiyle şekillendiği, platform kapatma gibi ağır araçların ise çalışma grupları aracılığıyla metinden çıkarıldığı göz önünde bulundurulduğunda, asıl mücadelenin yönetmelik aşamasında yaşanacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ikincil mevzuatın takibi, ilgili tüm aktörler açısından birincil öncelik olmayı sürdürmektedir.
Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz, info@berkerberker.com adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz.