<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Berker Berker Hukuk Bürosu</title>
	<atom:link href="https://www.berkerberker.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.berkerberker.com</link>
	<description>Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Apr 2026 16:09:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>
	<item>
		<title>Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19) Kapsamında Uzaktan Kimlik Tespiti Rejimi</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/mali-suclari-arastirma-kurulu-genel-tebligi-sira-no-19-kapsaminda-uzaktan-kimlik-tespiti-rejimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 15:53:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6081</guid>

					<description><![CDATA[Yazar: Av. Deniz Nalbant  Giriş Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte uzaktan müşteri edinimi süreçlerinin hukuki çerçevesi giderek daha fazla<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Yazar: <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/deniz-nalbant/">Av. Deniz Nalbant </a></em></strong></p>
<h3><strong>Giriş</strong></h3>
<p>Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte uzaktan müşteri edinimi süreçlerinin hukuki çerçevesi giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda, Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19), 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında uzaktan kimlik tespiti yöntemlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyerek, yükümlüler bakımından kapsamlı bir uyum çerçevesi ortaya koymaktadır. Tebliğ, uzaktan kimlik doğrulama süreçlerinin güvenli, izlenebilir ve risk temelli bir yaklaşımla yürütülmesini hedeflemektedir.</p>
<h3><strong>Tebliğin Amacı ve Kapsamı</strong></h3>
<p>Tebliğ’in temel amacı, yükümlülerin müşterileriyle fiziksel olarak bir araya gelmeksizin kimlik doğrulaması yapabilmelerine imkan tanıyan yöntemlerin standartlarını belirlemektir. Bu kapsamda Tebliğ;</p>
<ul>
<li>Finansal kuruluşlar ile belirli finansal olmayan meslek gruplarını kapsamakta,</li>
<li>Uzaktan kimlik tespiti süreçlerinde kullanılabilecek elektronik kanalları (mobil uygulama, internet şubesi, web tabanlı platformlar vb.) tanımlamakta,</li>
<li>Sürekli iş ilişkisi tesisinde kimlik doğrulama süreçlerine ilişkin asgari gereklilikleri ortaya koymaktadır.</li>
</ul>
<p>Bu yönüyle Tebliğ, dijital müşteri edinimi ile kara para aklama ile mücadele yükümlülükleri arasında denge kurmayı amaçlayan temel düzenlemelerden biri niteliğindedir.</p>
<h3><strong>Uzaktan Kimlik Tespitine İlişkin Temel İlkeler</strong></h3>
<p>Tebliğ kapsamında uzaktan kimlik tespitine ilişkin süreçler, belirli temel prensiplere bağlanmıştır:</p>
<h4><strong>1. Risk Temelli Yaklaşım</strong></h4>
<p>Uzaktan kimlik tespiti süreçlerinin merkezinde risk temelli yaklaşım yer almaktadır. Bu çerçevede yükümlüler;</p>
<ul>
<li>Müşteri profili oluşturmak,</li>
<li>İş ilişkisinin amacı ve mahiyetini analiz etmek,</li>
<li>Müşterinin fon kaynaklarını ve işlem davranışlarını değerlendirmek</li>
</ul>
<p>zorundadır.</p>
<p>Bu yaklaşım, her müşteri için standart bir prosedür uygulanması yerine, risk seviyesine göre farklılaştırılmış kontrol mekanizmalarının devreye alınmasını öngörmektedir.</p>
<h4><strong>2. Kimlik Doğrulama ve Veri Teyidi</strong></h4>
<p>Tebliğ, uzaktan kimlik tespitinde alınan bilgilerin doğruluğunun çeşitli kaynaklar üzerinden teyit edilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda:</p>
<ul>
<li>Kimlik bilgileri, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı üzerinden doğrulanır,</li>
<li>Alınan veriler, kimlik paylaşım sistemi aracılığıyla teyit edilir,</li>
<li>Süreçte elde edilen tüm bilgi ve belgeler kayıt altına alınır.</li>
</ul>
<p>Bu düzenleme, uzaktan kimlik tespitinin güvenilirliğini artırmayı ve sahte kimlik kullanımını önlemeyi hedeflemektedir.</p>
<h4><strong>3. Sürecin Tamamlanma Zamanı</strong></h4>
<p>Tebliğ’e göre uzaktan kimlik tespiti, sürekli iş ilişkisi tesis edilmeden önce tamamlanmalıdır. Bu hüküm, müşteri ile herhangi bir finansal ilişkiye girilmeden önce kimlik doğrulama sürecinin eksiksiz şekilde sonuçlandırılmasını zorunlu kılmaktadır.</p>
<h4><strong>4. Elektronik Kanalların Kullanımı</strong></h4>
<p>Uzaktan kimlik tespiti süreçleri;</p>
<ul>
<li>Mobil uygulamalar,</li>
<li>Web tabanlı platformlar,</li>
<li>İnternet şubeleri</li>
</ul>
<p>gibi elektronik kanallar üzerinden yürütülebilmektedir. Ancak bu kanalların;</p>
<ul>
<li>Yeterli teknik altyapıya sahip olması,</li>
<li>Güvenlik ve gizlilik standartlarını sağlaması,</li>
<li>Kimlik doğrulama bileşenlerini içermesi</li>
</ul>
<p>gerekmektedir.</p>
<h4><strong>5. Sıkılaştırılmış Tedbirler ve Gelişmiş Kontroller</strong></h4>
<p>Tebliğ, uzaktan kimlik tespiti ile kurulan iş ilişkilerinin doğası gereği daha yüksek risk barındırabileceğini kabul ederek, bu tür ilişkilerde sıkılaştırılmış tedbirler uygulanmasını öngörmektedir.</p>
<p>Bu kapsamda yükümlüler;</p>
<ul>
<li>Müşteri hakkında ilave bilgi edinmek,</li>
<li>İşlemleri daha sık izlemek,</li>
<li>Üst yönetim onayı mekanizmaları kurmak,</li>
<li>İşlem limitleri belirlemek,</li>
<li>Şüpheli işlem tespitine yönelik kontrol sıklığını artırmak</li>
</ul>
<p>gibi önlemleri uygulamakla yükümlüdür.</p>
<p>Ayrıca, ilk finansal işlemin başka bir finansal kuruluş üzerinden gerçekleştirilmesi gibi ek güvenlik katmanları da öngörülebilmektedir.</p>
<h4><strong>6. Kayıt ve Saklama Yükümlülükleri</strong></h4>
<p>Uzaktan kimlik tespiti sürecinde elde edilen:</p>
<ul>
<li>Kimlik bilgileri,</li>
<li>Görüşme kayıtları,</li>
<li>Teyit belgeleri</li>
</ul>
<p>dahil olmak üzere tüm veri ve kayıtların, talep edilmesi halinde yetkili mercilere sunulabilecek şekilde muhafaza edilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Bu yükümlülük, denetim ve inceleme süreçlerinin etkinliğini sağlamak açısından kritik öneme sahiptir.</p>
<h4><strong>7. Uyum ve Yaptırım Rejimi</strong></h4>
<p>Tebliğ’de öngörülen yükümlülüklere uyulmaması halinde, ilgili yükümlüler hakkında 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında idari yaptırımlar uygulanacaktır.</p>
<p>Bu durum, uzaktan kimlik tespiti süreçlerinin yalnızca teknik bir operasyon değil, aynı zamanda ciddi hukuki sorumluluklar doğuran bir uyum alanı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.</p>
<h3><strong>Genel Değerlendirme</strong></h3>
<p>Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19), Türkiye’de uzaktan müşteri edinimi süreçlerinin hukuki altyapısını oluşturan temel düzenlemelerden biri olarak öne çıkmaktadır. Tebliğ ile:</p>
<ul>
<li>Uzaktan kimlik tespiti süreçleri standartlaştırılmış,</li>
<li>Risk temelli yaklaşım güçlendirilmiş,</li>
<li>Dijital kanallar üzerinden müşteri edinimi mümkün hale getirilmiş,</li>
<li>Aynı zamanda kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadele mekanizmaları korunmuştur.</li>
</ul>
<p>Özellikle finansal teknolojilerin (fintech) gelişimi ve uzaktan hizmet sunumunun yaygınlaşması dikkate alındığında, Tebliğ’in getirdiği düzenlemelerin uygulamada kritik bir rol oynadığı açıktır.</p>
<p>Bu çerçevede, yükümlülerin hem teknik altyapılarını hem de iç kontrol ve uyum mekanizmalarını Tebliğ hükümleri doğrultusunda yapılandırmaları; olası yaptırımların önüne geçilmesi ve sürdürülebilir bir uyum yapısının tesis edilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz </em><a href="mailto:info@berkerberker.com"><em>info@berkerberker.com</em></a><em> adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Berker Berker, Legal 500 Tarafından 2026 Yılında da Tanındı</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/berker-berker-legal-500-tarafindan-2026-yilinda-da-tanindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 15:45:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6075</guid>

					<description><![CDATA[Hukuk büromuz, Legal 500 EMEA 2026 kapsamında Uyuşmazlık Çözümü ve Bankacılık, Finans ve Sermaye Piyasaları alanlarında üst üste ikinci<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hukuk büromuz,<em> Legal 500 EMEA 2026</em> kapsamında <strong>Uyuşmazlık Çözümü</strong> ve <strong>Bankacılık, Finans ve Sermaye Piyasaları </strong>alanlarında üst üste ikinci kez sıralamada yer aldığını paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz.</p>
<p>Bu başarılar, müvekkillerimizin bize duyduğu güvenin ve ekibimizin her bir dosyaya uzman bakış açısıyla, stratejik ve çözüm odaklı yaklaşımının bir sonucudur.</p>
<p>Sürekli destekleri ve güvenleri için müvekkillerimize ve meslektaşlarımıza teşekkür ederiz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzaktan Kimlik Tespiti Tebliği’nde Kapsamlı Değişiklik: Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar ve Yapay Zeka Kullanımı</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/uzaktan-kimlik-tespiti-tebliginde-kapsamli-degisiklik-kripto-varlik-hizmet-saglayicilar-ve-yapay-zeka-kullanimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:00:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6073</guid>

					<description><![CDATA[Yazarlar: Av. Ayça Berker &#38; Av. Deniz Nalbant  Giriş Sermaye piyasalarında dijitalleşme ve finansal teknolojilerin gelişimi, müşteri edinimi<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yazarlar: <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/ayca-berker/">Av. Ayça Berker</a> &amp; <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/deniz-nalbant/">Av. Deniz Nalbant </a></strong></em></p>
<h3><strong>Giriş</strong></h3>
<p>Sermaye piyasalarında dijitalleşme ve finansal teknolojilerin gelişimi, müşteri edinimi ve sözleşme süreçlerinin yeniden şekillenmesine neden olmaktadır. Bu dönüşüm doğrultusunda, uzaktan kimlik tespiti uygulamaları yalnızca aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri ile sınırlı kalmayıp daha geniş bir finansal ekosistemi kapsayacak şekilde evrilmektedir.</p>
<p>Bu kapsamda, Aracı Kurumlar ve Portföy Yönetim Şirketleri Tarafından Kullanılacak Uzaktan Kimlik Tespiti Tebliği (III-42.1)’nde yapılan değişiklik, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu değişiklik ile Tebliğ’in kapsamı genişletilmiş, teknolojik gelişmelere uyum sağlanmış ve uygulamaya yönelik önemli ilave yükümlülükler getirilmiştir.</p>
<h3><strong>Önceki Düzenleyici Çerçeve</strong></h3>
<p>2022 yılında yürürlüğe giren Tebliğ ile:</p>
<ul>
<li>Aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketlerine uzaktan müşteri edinimi imkânı tanınmış,</li>
<li>Kimlik tespiti süreçleri görüntülü görüşme, biyometrik doğrulama ve risk temelli yaklaşım üzerine kurulmuş,</li>
<li>Sürecin tamamının kayıt altına alınması ve güvenli iletişim altyapısı ile yürütülmesi zorunlu kılınmış,</li>
<li>Elektronik ortamda kurulan sözleşmelerin belirli şartlar altında yazılı şekil yerine geçmesi sağlanmıştır.</li>
</ul>
<p>Bu çerçeve, sermaye piyasalarında dijital onboarding süreçlerinin hukuki altyapısını oluşturmuştur.</p>
<h3><strong>Değişiklik ile Gelen Yenilikler</strong></h3>
<p>Yapılan düzenleme, Tebliğ’de hem kapsam genişletici hem de uygulamayı derinleştirici nitelikte önemli yenilikler içermektedir.</p>
<h4><strong>1. Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar</strong></h4>
<p>En dikkat çekici değişiklik, Tebliğ’in kapsamının genişletilmesidir. Bu kapsamda Tebliğ’in adı, amacı ve tanımlar bölümü revize edilmiş; kripto varlık hizmet sağlayıcılar açıkça düzenleme kapsamına alınmıştır. Böylece, kripto varlık piyasasında faaliyet gösteren platform ve benzeri kuruluşlar için de standart bir uzaktan müşteri edinim rejimi oluşturulmuştur.</p>
<p>Artık:</p>
<ul>
<li>Aracı kurumlar</li>
<li>Portföy yönetim şirketleri</li>
<li>Kripto varlık hizmet sağlayıcılar</li>
</ul>
<p>uzaktan kimlik tespiti ve elektronik sözleşme rejimine tabi hale getirilmiştir.</p>
<h4><strong>2. Tanımlar ve Hukuki Dayanak </strong></h4>
<p>Tebliğ’de:</p>
<ul>
<li>“Personel” tanımı genişletilerek kripto varlık hizmet sağlayıcı çalışanlarını da kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiş,</li>
<li>“Kripto varlık hizmet sağlayıcı” kavramı ilk kez Tebliğ’e eklenmiş,</li>
<li>Dayanak maddeleri güncellenerek mevzuat altyapısı güçlendirilmiştir.</li>
</ul>
<p>Bu değişiklikler, Tebliğ’in sistematik bütünlüğünü yeni kapsama uygun hale getirmektedir.</p>
<h4><strong>3. Süreç Yönetimi ve İç Kontrol Yükümlülükleri Artırıldı </strong></h4>
<p>Uzaktan kimlik tespiti sürecine ilişkin organizasyonel yükümlülükler önemli ölçüde sıkılaştırılmıştır:</p>
<ul>
<li>Süreç başlamadan önce iş akış prosedürü oluşturulması ve test edilmesi zorunlu hale getirilmiştir.</li>
<li>Test sonuçları yazılı hale getirilecek, başarısızlık halinde süreç uygulanamayacaktır.</li>
<li>Prosedürlerin yılda en az iki kez gözden geçirilmesi gerekecektir.</li>
<li>Güvenlik ihlali, dolandırıcılık şüphesi veya teknolojik zafiyet durumlarında ilave gözden geçirme yükümlülüğü getirilmiştir.</li>
</ul>
<p>Bu düzenlemeler, kurumların uzaktan kimlik tespiti süreçlerini yalnızca kurmakla kalmayıp sürekli izleme ve iyileştirme yükümlülüğü altına girdiğini göstermektedir.</p>
<h4><strong>4. Personel, Erişilebilirlik ve Hizmet Kalitesi </strong></h4>
<p>Değişiklik kapsamında,</p>
<ul>
<li>Personelin, müşterinin iradesini doğru değerlendirebilmesi için özel eğitim alması zorunlu hale getirilmiştir.</li>
<li>Müşteri güvenini artırmaya yönelik uygun iletişim ortamı oluşturulması öngörülmüştür.</li>
<li>Engelli bireylerin hizmetlere erişimini sağlamak amacıyla gerekli önlemlerin alınması zorunlu tutulmuştur</li>
</ul>
<h4><strong>5. Risk Değerlendirme ve Müşteri Kabul Süreci </strong></h4>
<p>Başvuru sürecine ilişkin önemli bir netleştirme yapılmıştır:</p>
<ul>
<li>Başvuruların görüntülü görüşme öncesinde elektronik form ile alınması zorunlu hale getirilmiştir,</li>
<li>Form içeriğinin, Mali Suçları Araştırma Kurulu düzenlemeleri ile uyumlu olması gerekmektedir,</li>
<li>Başvuru verileri üzerinden risk değerlendirmesi yapılacaktır,</li>
<li>Gerekli görülmesi halinde süreç görüntülü görüşme aşamasına geçmeden sonlandırılabilecektir.</li>
</ul>
<p>Bu yaklaşım, müşteri ediniminde önleyici risk yönetimini güçlendirmektedir.</p>
<h4><strong>6. Görüntülü Görüşme ve Kimlik Doğrulama Süreçleri </strong></h4>
<p>Kimlik doğrulama sürecine ilişkin teknik gereklilikler artırılmıştır:</p>
<ul>
<li>Görüntülü görüşmede canlılık tespiti zorunlu hale getirilmiş,</li>
<li>Sahte yüz (<em>deepfake</em>) gibi teknolojilere karşı ilave tedbir alınması yükümlülüğü getirilmiş,</li>
<li>Kimlik bilgilerinin Kimlik Paylaşım Sistemi ve diğer veri kaynakları ile doğrulanması zorunlu tutulmuştur.</li>
</ul>
<p>Bu düzenlemeler, özellikle artan dijital dolandırıcılık risklerine karşı önemli bir güvenlik katmanı oluşturmaktadır.</p>
<h4><strong>7. Müşteri Onayı ve Sözleşme Süreci </strong></h4>
<p>Değişiklik ile görüntülü görüşme sonunda müşteriden sözlü onay alınması açıkça düzenlenmiş ve elektronik ortamda kurulan sözleşmelerin geçerliliği genişletilerek: Teminat, kefalet, temlik gibi sözleşmeler dahil tüm sözleşmelerin, elektronik ortamda kurulması halinde yazılı şekil şartını sağlayacağı hüküm altına alınmıştır. Sözleşme kurulumu sürecinde ise güçlü kimlik doğrulama ve şifreleme altyapısı kullanımı zorunlu tutulmuştur.</p>
<h4><strong>8. Sorumluluk Rejimi ve Kurul Yetkileri </strong></h4>
<p>Yeni düzenleme ile:</p>
<ul>
<li>Yanlış kimlik tespiti riskinin yönetilmesi kurumların sorumluluğuna bırakılmış,</li>
<li>Uzaktan kimlik tespiti ile edinilen müşterilerin ayrı risk profili ile izlenmesi zorunlu kılınmış,</li>
<li>İşlem bazlı ilave güvenlik kontrolleri uygulanması öngörülmüş,</li>
<li>İtiraz halinde ispat yükünün kurumlara ait olacağı açıkça düzenlenmiştir.</li>
</ul>
<p>Buna ek olarak, Sermaye Piyasası Kurulu’na uzaktan kimlik tespiti kullanımını kısıtlama veya durdurma yetkisi verilmiştir.</p>
<h4><strong>9. Yapay Zeka Kullanımı</strong></h4>
<p>Tebliğ’e eklenen yeni madde ile:</p>
<ul>
<li>Uzaktan kimlik tespitinde yapay zeka temelli uygulamaların kullanılabilmesi mümkün hale getirilmiş,</li>
<li>Bu kullanımın Mali Suçları Araştırma Kurulu düzenlemeleri (Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği Sıra No: 19, M.4) ile uyumlu olması şartı getirilmiş,</li>
<li>Uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi SPK’ya bırakılmıştır.</li>
</ul>
<p>Bu düzenleme, finansal sektörde regüle edilmiş yapay zekâ kullanımının önünü açması bakımından kritik önemdedir.</p>
<h3><strong>Yürürlük</strong></h3>
<p>Tebliğ, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiş olup hükümleri Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yürütülecektir.</p>
<h3><strong>Genel Değerlendirme</strong></h3>
<p>Yapılan değişiklik, uzaktan kimlik tespiti rejimini daha kapsayıcı, daha teknolojik ve daha risk odaklı bir yapıya dönüştürmektedir.</p>
<p>Özellikle:</p>
<ul>
<li>Kripto varlık hizmet sağlayıcıların kapsama alınması,</li>
<li>Yapay zeka kullanımının düzenlenmesi,</li>
<li>Süreç yönetimi ve iç kontrol yükümlülüklerinin artırılması</li>
</ul>
<p>dikkate alındığında, düzenlemenin yalnızca teknik bir güncelleme olmadığı; aksine finansal sistemin dijitalleşmesine paralel olarak yeni nesil bir uyum çerçevesi oluşturduğu görülmektedir.</p>
<p>Bununla birlikte, artan yükümlülükler karşısında kurumların:</p>
<ul>
<li>Teknolojik altyapılarını güçlendirmeleri,</li>
<li>İç kontrol ve uyum süreçlerini yeniden yapılandırmaları,</li>
<li>Özellikle dolandırıcılık ve siber güvenlik risklerine karşı daha proaktif bir yaklaşım benimsemeleri</li>
</ul>
<p>gerekecektir.</p>
<p>Sonuç olarak, söz konusu değişiklik hem sermaye piyasası kurumları hem de kripto varlık ekosistemi açısından uyum süreçlerini derinleştiren ve dijital finansın kurumsallaşmasını destekleyen önemli bir adım niteliği taşımaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz </em><a href="mailto:info@berkerberker.com"><em>info@berkerberker.com</em></a><em> adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımsız Denetime Tabi Şirketler İçin Eşik Değerler Güncellendi</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/bagimsiz-denetime-tabi-sirketler-icin-esik-degerler-guncellendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 10:11:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6071</guid>

					<description><![CDATA[Yazar: Av. Deniz Nalbant  Giriş 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 397. maddesi kapsamında bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yazar: <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/deniz-nalbant/">Av. Deniz Nalbant </a></strong></em></p>
<h4><strong>Giriş</strong></h4>
<p>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 397. maddesi kapsamında bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine ilişkin esasları düzenleyen “Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar”, 17 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Söz konusu değişiklik, özellikle bağımsız denetim kapsamına giren şirketlerin belirlenmesinde esas alınan finansal eşik değerlerin önemli ölçüde artırılması ve bazı şirket gruplarının doğrudan denetim kapsamına alınması bakımından dikkat çekmektedir. Düzenleme, 1 Ocak 2026 ve sonrasında başlayan hesap dönemleri için uygulanacaktır.</p>
<h4><strong>Genel Eşik Değerlerde Önemli Artış</strong></h4>
<p>Değişiklik ile birlikte, Karar ekinde yer alan (I) ve (II) sayılı listeler kapsamı dışında kalan şirketler bakımından bağımsız denetime tabi olma kriterleri yeniden belirlenmiştir. Buna göre, aşağıdaki üç ölçütten en az ikisinin art arda iki hesap döneminde aşılması halinde şirketler bağımsız denetime tabi olacaktır:</p>
<ul>
<li>Aktif toplamı: 300 milyon TL’den 500 milyon TL’ye yükseltilmiştir.</li>
<li>Yıllık net satış hasılatı: 600 milyon TL’den 1 milyar TL’ye çıkarılmıştır.</li>
<li>Çalışan sayısı: 150 kişi olarak korunmuştur.</li>
</ul>
<p>Bu artış, özellikle orta ölçekli şirketler bakımından bağımsız denetim yükümlülüğünün kapsamını daraltan bir etki doğurmaktadır.</p>
<h4><strong>Halka Açık Sayılan ve Özel Nitelikli Şirketler</strong></h4>
<p>Düzenleme kapsamında;</p>
<ul>
<li>Sermaye piyasası mevzuatı uyarınca halka açık sayılan şirketler,</li>
<li>Karar ekinde yer alan (II) sayılı listede belirtilen şirketler</li>
</ul>
<p>bakımından eşik değerlerde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.</p>
<p>Bu çerçevede:</p>
<p>Halka açık sayılan şirketler için:</p>
<ul>
<li>Aktif toplamı: 30 milyon TL</li>
<li>Net satış hasılatı: 40 milyon TL</li>
<li>Çalışan sayısı: 50 kişi</li>
</ul>
<p>(II) sayılı listede yer alan şirketler için:</p>
<ul>
<li>Aktif toplamı: 120 milyon TL</li>
<li>Net satış hasılatı: 150 milyon TL</li>
<li>Çalışan sayısı: 100 kişi</li>
</ul>
<p>eşikleri uygulanmaya devam edecektir.</p>
<p>Değişikliğin en dikkat çekici yönlerinden biri, eşik değerlerden bağımsız olarak denetime tabi olacak şirketleri belirleyen (I) sayılı listenin genişletilmesidir.</p>
<p>Bu kapsamda:</p>
<ul>
<li>233 sayılı KHK kapsamında faaliyet gösteren kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları,</li>
<li>4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu kapsamında Türkiye’de kurulan ve sermayesinin %50’sinden fazlası doğrudan veya dolaylı olarak kamu iktisadi teşebbüslerine ait olan şirketler</li>
</ul>
<p>(I) sayılı listeye eklenmiştir.</p>
<p>Bu şirketler, herhangi bir finansal eşik değere tabi olmaksızın doğrudan bağımsız denetim yükümlülüğü altına alınmıştır.</p>
<h4><strong>Bağımsız Denetim Kapsamının Daralması</strong></h4>
<p>Eşik değerlerde yapılan artışın doğal sonucu olarak, (I) ve (II) sayılı listeler dışında kalan şirketler bakımından bağımsız denetime tabi olma kapsamının daraldığı görülmektedir.</p>
<p>Özellikle:</p>
<ul>
<li>Aktif büyüklüğü ve ciro bakımından sınırların ciddi şekilde yükseltilmesi,</li>
<li>Çalışan sayısı kriterinin sabit bırakılması</li>
</ul>
<p>birlikte değerlendirildiğinde, daha önce bağımsız denetime tabi olan bazı şirketlerin yeni dönemde kapsam dışına çıkması söz konusu olabilecektir.</p>
<p>Buna karşılık, kamu bağlantılı şirketlerin doğrudan kapsama alınması, düzenlemenin yalnızca daraltıcı değil, aynı zamanda belirli alanlarda genişletici bir etki de doğurduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>Yürürlük ve Uyum Süreci</strong></p>
<p>Karar, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, 1 Ocak 2026 ve sonrasında başlayan hesap dönemleri bakımından uygulanacaktır.</p>
<p>Bu kapsamda şirketlerin:</p>
<ul>
<li>Güncellenen eşik değerler ışığında finansal verilerini yeniden değerlendirmesi,</li>
<li>Bağımsız denetime tabi olup olmadıklarını tespit etmesi,</li>
<li>Kapsama giren şirketler bakımından bağımsız denetçi atama süreçlerini zamanında tamamlaması</li>
</ul>
<p>gerekmektedir.</p>
<h4><strong>Genel Değerlendirme</strong></h4>
<p>Yapılan değişiklik, bağımsız denetim sisteminde daha seçici bir yaklaşım benimsendiğine işaret etmektedir. Eşik değerlerin artırılması ile denetim yükümlülüğünün daha büyük ölçekli şirketlere odaklandığı, buna karşılık kamu etkisinin yüksek olduğu şirketlerin doğrudan denetim kapsamına alınarak sistemin dengelediği görülmektedir.</p>
<p>Bu yönüyle düzenleme, bir yandan özel sektör üzerindeki denetim yükünü nispeten azaltırken, diğer yandan kamu bağlantılı şirketler bakımından şeffaflık ve hesap verebilirliği güçlendiren çift yönlü bir politika tercihini yansıtmaktadır.</p>
<p>Şirketler açısından ise yeni dönemde en kritik husus, güncel eşiklere göre doğru bir sınıflandırma yapılması ve olası uyumsuzluk risklerinin önüne geçilmesi olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz </em><a href="mailto:info@berkerberker.com"><em>info@berkerberker.com</em></a><em> adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birleşme ve Devralma İşlemlerinde Yeni Dönem: 2026/2 Sayılı Tebliğ ile Getirilen Değişiklikler</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/birlesme-ve-devralma-islemlerinde-yeni-donem-2026-2-sayili-teblig-ile-getirilen-degisiklikler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 20:16:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6037</guid>

					<description><![CDATA[Yazarlar: Av. Ahmet Berker &#38;  Av. Deniz Nalbant  Giriş Rekabet hukukunda birleşme ve devralma işlemlerine ilişkin bildirim yükümlülükleri<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Yazarlar: <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/ahmet-berker/">Av. Ahmet Berker</a> &amp;  <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/deniz-nalbant/">Av. Deniz Nalbant </a></em></strong></p>
<h3><strong>Giriş</strong></h3>
<p>Rekabet hukukunda birleşme ve devralma işlemlerine ilişkin bildirim yükümlülükleri ve değerlendirme süreçleri, işlem planlaması ve hukuki risk yönetimi açısından kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de değişiklik yapan 2026/2 sayılı Tebliğ, 11 Şubat 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.</p>
<p>Yeni düzenleme ile temel tanımlar netleştirilmiş, ciro eşikleri güncellenmiş, teknoloji teşebbüslerine ilişkin istisna yeniden yapılandırılmış, ortak girişimlerin değerlendirilmesine ilişkin çerçeve genişletilmiş ve bildirim süreçleri sadeleştirilmiştir. Ayrıca, devam eden incelemelere yönelik geçiş hükümleri getirilerek uygulamada öngörülebilirlik artırılmaya çalışılmıştır. Aşağıda, söz konusu değişiklikler şirketler ve işlem tarafları bakımından pratik sonuçlarıyla birlikte incelenmektedir.</p>
<h3><strong> Tanımlarda Yapılan Değişiklikler ve Uygulamaya Etkileri</strong></h3>
<p>Yeni Tebliğ M. 1 <em>ile “ilgili teşebbüs”</em>, <em>“işlem tarafı”</em> ve <em>“teknoloji teşebbüsleri”</em> kavramları yeniden düzenlenmiştir.</p>
<ul>
<li><strong>İlgili teşebbüs:</strong> Birleşme işlemlerinde birleşen, devralma işlemlerinde devralan ile devre konu kişi ya da ekonomik birimleri ifade edecek şekilde tanımlanmıştır.</li>
<li><strong>İşlem tarafı:</strong> Birleşme işlemlerinde birleşen, devralma işlemlerinde devralan ilgili teşebbüslerin içinde bulunduğu ekonomik bütünlükler; devre konu ilgili teşebbüs için ise kendisini ve kontrol ettiği ekonomik birimleri kapsayacak şekilde açıklığa kavuşturulmuştur.</li>
<li><strong>Teknoloji teşebbüsleri:</strong> Tanım, dijital platformlar ile yazılım ve oyun yazılımı, finansal teknolojiler, biyoteknoloji, farmakoloji, tarım kimyasalları ve sağlık teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren teşebbüsleri veya bunlara ilişkin varlıkları içerecek biçimde yeniden düzenlenmiştir.</li>
</ul>
<p>Bu değişiklikler özellikle uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermeyi ve işlem taraflarının kapsamının daha net belirlenmesini amaçlamaktadır.</p>
<h3><strong> Ciro Eşiklerinde Güncelleme ve Bildirim Yükümlülüğü</strong></h3>
<p>Yeni düzenleme ile birleşme ve devralma işlemlerinin Rekabet Kurulu iznine tabi olabilmesi için öngörülen ciro eşikleri önemli ölçüde artırılmıştır.</p>
<p>Buna göre işlemlerin izne tabi olması için:</p>
<ul>
<li>İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının 3 milyar TL’yi ve taraflardan en az ikisinin Türkiye cirosunun ayrı ayrı 1 milyar TL’yi aşması; veya</li>
<li>Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise taraflardan en az birinin Türkiye cirosunun 1 milyar TL’yi ve diğer taraflardan en az birinin dünya cirosunun 9 milyar TL’yi aşması gerekmektedir.</li>
</ul>
<p>Madde 3 uyarınca, bu ciroların hesaplanmasında, devralma işlemleri kapsamında tüzel kişiliğe sahip olan ya da olmayan kısımların devredilmesi hâlinde, devreden taraf bakımından yalnızca devredilen kısmın cirosu esas alınacaktır.</p>
<p>Ciro eşiklerinin artırılmasıyla, özellikle rekabet endişesi doğurmayan yabancılar arası işlemlerin gereksiz bildirim yükümlülüğüne tabi kalmasının önüne geçilmesi ve ekonomik gelişmelere uyum sağlanması amaçlanmaktadır.</p>
<h3><strong> Teknoloji Teşebbüslerine İlişkin Özel Düzenlemenin Yeniden Yapılandırılması</strong></h3>
<p>Teknoloji teşebbüslerine yönelik istisna korunmakla birlikte kapsamı daraltılmıştır.</p>
<ul>
<li>İşlem taraflarından en az birinin Türkiye’de yerleşik teknoloji teşebbüs olması durumunda uygulanacaktır.</li>
<li>Genel eşik olan 1 milyar TL yerine, devre konu işlem tarafı bakımından 250 milyon TL’lik Türkiye cirosu eşiği öngörülmüştür.</li>
<li>Önceki düzenlemede yeterli görülen Türkiye’de faaliyet gösterme, Ar-Ge yürütme veya kullanıcılara hizmet sunma kriterleri yerine “Türkiye’de yerleşik olma” şartı getirilmiştir.</li>
<li>Ayrıca istisnanın birleşme işlemlerini de kapsadığı ve devralmalarda yalnızca hedef teşebbüs bakımından uygulanacağı açıklığa kavuşturulmuştur.</li>
</ul>
<p>Bu değişikliklerle uygulamada ortaya çıkan belirsizlikler azaltılmaya çalışılmıştır.</p>
<h3><strong> Ortak Girişimlerin Değerlendirilmesi ve Maddi İnceleme Çerçevesi</strong></h3>
<p>Yeni düzenleme, ortak girişimlere ilişkin değerlendirme kriterlerini Tebliğ metnine açık şekilde dahil etmiştir.</p>
<p>Kurul, tam işlevsel ortak girişimleri değerlendirirken özellikle:</p>
<ul>
<li>İşlem taraflarının ortak girişimle aynı veya ilişkili pazarlarda önemli faaliyetlerinin bulunup bulunmadığını,</li>
<li>Ortak girişimin ana teşebbüsler arasında rekabeti ortadan kaldırabilecek koordinasyon etkisi yaratıp yaratmadığını dikkate alacaktır.</li>
</ul>
<p>Ayrıca bağımsız bir ekonomik varlık oluşturan ortak girişimler yalnızca birleşme kontrolü kapsamında değil, özellikle iki ya da daha fazla işlem tarafının ortak girişimle aynı pazarda veya ortak girişimin faaliyet gösterdiği pazarın alt, üst veya yakından ilişkili komşu pazarında önemli bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı; ortak girişimin kurulmasının doğrudan bir sonucu olan koordinasyonun, söz konusu ürün veya hizmetlerin önemli bir kısmı bakımından ana teşebbüsler arasındaki rekabeti ortadan kaldırma olasılığının bulunup bulunmadığı hususları da Kurul tarafından yapılan incelemede göz önünde bulundurulacaktır.</p>
<p>Kurul’un izin kararlarında şart ve yükümlülük öngörebileceği de açıkça düzenlenmiştir.</p>
<h4><strong> Bildirim Formunda Yapılan Değişiklikler</strong></h4>
<p>Yeni Tebliğ’in ekleri kapsamında bildirim formu sadeleştirilmiş, düşük rekabet riski taşıyan işlemler için bilgi yükümlülükleri azaltılmıştır. Bu değişiklikler bildirim yükümlülüğünü daha öngörülebilir hale getirirken idari yükün azaltılmasını hedeflemektedir.</p>
<h3><strong> Ciro Hesaplaması, Bildirim Tarihi ve Geçiş Hükümleri</strong></h3>
<p>Yeni düzenleme ile:</p>
<ul>
<li>Kısmi devralmalarda yalnızca devredilen kısmın cirosunun esas alınacağı netleştirilmiştir.</li>
<li>Madde 4 uyarınca, bildirimin gerçekleşme tarihine ilişkin süre başlangıcı açıkça düzenlenmiştir.</li>
<li>Ek Madde 1 uyarınca, ciro eşiklerinin veya diğer koşulların değişmesi halinde, incelemesi devam eden işlemlerden yeni eşiklerin altında kalanların incelemelerinin Kurul kararıyla sonlandırılabileceği hükme bağlanmıştır.</li>
</ul>
<p>Bu hükümler, devam eden işlemlerde belirsizliklerin azaltılması ve uygulamada yeknesaklık sağlanması açısından önem taşımaktadır.</p>
<h3><strong>Sonuç</strong></h3>
<p>2026/2 sayılı Tebliğ ile birleşme ve devralma kontrol rejiminde kapsamlı güncellemeler yapılmıştır. Ciro eşiklerinin artırılması, teknoloji teşebbüslerine yönelik istisnanın yeniden yapılandırılması, ortak girişimlerin değerlendirilmesine ilişkin kriterlerin açıkça düzenlenmesi ve bildirim formunun sadeleştirilmesi, uygulamada hem hukuki kesinliği hem de öngörülebilirliği artırmayı amaçlamaktadır.</p>
<p>Yeni düzenlemelerin, işlem planlaması ve bildirim stratejileri üzerinde doğrudan etkisi bulunmakta; özellikle planlanan veya devam eden işlemlerde bildirim yükümlülüklerinin yeniden değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu çerçevede, işlem taraflarının yeni eşiklere ve güncellenen bildirim gerekliliklerine uygun hareket etmeleri, hem zaman hem de maliyet bakımından etkin bir birleşme ve devralma süreci yürütülmesi açısından önem arz etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz </em><a href="mailto:info@berkerberker.com"><em>info@berkerberker.com</em></a><em> adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerji ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflık ve Piyasa Bütünlüğüne İlişkin Kapsamlı Yönetmelik Yayımlandı</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/enerji-ve-cevresel-piyasalarda-yeni-donem-seffaflik-ve-piyasa-butunlugune-iliskin-kapsamli-yonetmelik-yayimlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 19:42:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6035</guid>

					<description><![CDATA[Yazarlar: Av. Ahmet Berker &#38; Av. Deniz Nalbant  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) tarafından hazırlanan Enerji Piyasalarında ve<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yazarlar: <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/ahmet-berker/">Av. Ahmet Berker</a> &amp; <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/deniz-nalbant/">Av. Deniz Nalbant </a></strong></em></p>
<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) tarafından hazırlanan Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelik, 14 Şubat 2026 tarihli ve 33168 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır ve 1 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.</p>
<p>Yeni düzenleme ile enerji piyasaları ve emisyon ticaret sistemi ile yenilenebilir enerji kaynak garanti piyasası dâhil çevresel piyasalarda şeffaflık, veri açıklama, piyasa gözetimi ve piyasa bozucu davranışların önlenmesine ilişkin bütüncül bir uyum ve denetim çerçevesi oluşturulmaktadır.</p>
<h3><strong>Kapsam</strong></h3>
<p>Yönetmelik;</p>
<ul>
<li>Vadeli elektrik, gün öncesi, gün içi, dengeleme güç ve yan hizmetler piyasalarını,</li>
<li>Vadeli ve spot doğal gaz piyasalarını,</li>
<li>Emisyon ticaret sistemi piyasasını,</li>
<li>Organize yenilenebilir enerji kaynak garanti piyasasını ve</li>
<li>Bu piyasalardaki toptan satış amacıyla yapılan ikili anlaşmaları</li>
</ul>
<p>kapsamaktadır.</p>
<p>Borsa İstanbul tarafından işletilen vadeli işlem ve opsiyon piyasası ile nihai tüketicilerle yapılan ikili anlaşmalar ise kapsam dışında bırakılmıştır.</p>
<h3><strong>Dâhilî Bilgi Rejimi ve Merkezi Açıklama Mekanizması</strong></h3>
<p>Yönetmeliğin en dikkat çekici yönlerinden biri, fiyatları etkileyebilecek nitelikteki dâhilî bilgilere ilişkin açıklama yükümlülüğünün merkezi bir yapı altında toplanmasıdır.</p>
<p>Bu kapsamda, M.5 uyarınca Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (“EPİAŞ”) tarafından bir Dâhilî Bilgi Platformu kurulacak ve işletilecektir. Platform üzerinden:</p>
<ul>
<li>Üretim, iletim, depolama ve tüketim kapasitesine ilişkin bilgiler,</li>
<li>Tesislerin planlı veya plansız devre dışı kalma durumları,</li>
<li>Basiretli bir piyasa katılımcısının yatırım veya işlem kararını etkileyebilecek nitelikteki diğer bilgiler</li>
</ul>
<p>kamuya açıklanacaktır.</p>
<p class="Metin">Dâhilî Bilgi Platformunda açıklanması gereken asgarî veriler ile bunların yayımlanma zamanı ve biçimi ise EPDK kararıyla belirlenecektir.</p>
<p class="Metin">Piyasa katılımcılarının, Dâhilî Bilgi Platformunda yayımlanacak bilgiler için gerekli altyapı ve erişim gerekliliklerini sağlaması ve Dâhilî Bilgi Platformunda işlem yapmaya yetkili kişileri <span class="SpellE">EPİAŞ’a</span> bildirmesi de Yönetmelik kapsamında zorunlu tutulmuştur.</p>
<p>Yönetmelik M.7 uyarınca, piyasa katılımcıları söz konusu bilgileri tam, doğru ve gecikmeksizin açıklamakla yükümlü olacak; açıklama sonrası gerçekleşen değişiklikler de derhal duyurulacaktır.</p>
<h3><strong>Dâhilî Bilgilerin Açıklanmasının Geciktirilmesi</strong></h3>
<p>Yönetmelik M.7/2, belirli koşullar altında dâhilî bilgilerin kamuya açıklanmasının ertelenmesine de imkân tanımaktadır. Buna göre;</p>
<ul>
<li>Gecikmenin kamuyu yanıltmaması,</li>
<li>Bilginin gizliliğinin sağlanması,</li>
<li>Bu bilgiye dayanarak işlem yapılmaması</li>
</ul>
<p>şartlarının birlikte sağlanması halinde açıklama ertelenebilecektir.</p>
<p>Piyasa katılımcıları, geciktirme kararı ve gerekçelerini, Dâhilî Bilgi Platformu kapsamında oluşturulan bildirim sistemi üzerinden <span class="SpellE">EPİAŞ’a</span> elektronik ortamda gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür. EPİAŞ, ise bu bilgileri EPDK&#8217;ya raporlar. EPDK, geciktirme gerekçelerinin yerindeliğini denetleme yetkisine sahiptir.</p>
<h3><strong>Şeffaflık Platformu</strong></h3>
<p>Yönetmelik M.6 uyarınca, dâhilî bilgi niteliğindeki veriler haricindeki fiyat, hacim ve benzeri genel piyasa verileri ise EPİAŞ tarafından işletilecek ayrı bir Şeffaflık Platformu üzerinden yayımlanacaktır.</p>
<p>Bu çerçevede:</p>
<ul>
<li>Ticari sır niteliğindeki veriler ile münferit katılımcı kimliğini ifşa eden bilgiler yayımlanamayacaktır. Ancak katılımcının kimliğini kaçınılmaz olarak ifşa etmekle birlikte piyasanın geneli için önem arz eden veriler bu hükmün istisnasıdır.</li>
<li>Rekabet hukuku bakımından uyumlu eylem riskini doğurabilecek verilerin yayımlanması yasaklanmıştır.</li>
<li>Veri güvenliği EPİAŞ’ın sorumluluğunda olacaktır.</li>
<li>EPİAŞ, piyasa katılımcısı olmayan ilgili kurum ve kuruluşlardan veri temin etmek için protokol imzalamaya yetkilidir.</li>
<li>EPİAŞ, Şeffaflık Platformunda yayımlanan verilere dair ilâve hizmetler için ücret talep edebilecektir.</li>
</ul>
<h3><strong>Piyasa Bozucu Davranışların Açık Tanımı</strong></h3>
<p>Yönetmelik, piyasa bozucu davranışları iki ana başlık altında ayrıntılı şekilde düzenlemektedir:</p>
<h4><strong>1. Dâhilî Bilgi Suistimali (M.8)</strong></h4>
<p>Dâhilî bilgiye sahip kişilerin;</p>
<ul>
<li><span class="GramE">Bu bilgiyi kullanarak, doğrudan veya dolaylı olarak, kendileri veya üçüncü bir taraf hesabına; teklif vermek veya işlem yapmak, mevcut bir teklifi veya işlemi değiştirmek ya da iptal etmek, teklifler arasında bağ kurmak yoluyla veya başka bir suretle bir enerji veya çevre ürününü edinmeleri ya da elden çıkarmaları ve bu fiillere yönelik girişimde bulunmaları,</span></li>
<li>Bu bilgileri; işlerinin, mesleklerinin veya görevlerinin normal seyri içinde açıklanması durumu hariç olmak üzere, başka herhangi bir kişiye ifşa etmeleri,</li>
<li>Dâhilî bilgiye istinaden, enerji veya çevre ürünlerinin edinilmesi veya elden çıkarılmasına yönelik başka bir kişiye tavsiye veya yönlendirmede bulunmaları,</li>
</ul>
<p>yasaklanmıştır.</p>
<p class="Metin">Yönetmelik uyarınca dâhilî bilgi <span class="SpellE">suistimaline</span> ilişkin yükümlülüklerin muhatabı ise;</p>
<ul>
<li class="Metin">Piyasa katılımcısının yöneticileri.</li>
<li class="Metin">Piyasa katılımcısında pay sahibi olanlar.</li>
<li class="Metin">Bir işin veya mesleğin icrası ya da bir görevin ifası kapsamında bu bilgiye sahip olan kişiler.</li>
<li class="Metin">Böyle bir bilgiyi suç teşkil eden bir yolla edinen kişiler.</li>
<li class="Metin">Sahip olduğu bilginin dâhilî bilgi olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişiler.</li>
</ul>
<p class="Metin">Buna ek olarak dâhilî bilgi <span class="SpellE">suistimali</span> fiilinin bir tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, ilgili tüzel kişi adına işlem yapma kararına dâhil olan gerçek kişiler hakkında da Yönetmelik uyarınca yaptırım uygulacaktır.</p>
<h4><strong>2. Piyasa Manipülasyonu (M.9)</strong></h4>
<p class="Metin">Enerji veya çevre ürünlerinin;</p>
<ul>
<li class="Metin">Arzı, talebi veya fiyatıyla ilgili yanlış veya yanıltıcı işaretler veren ya da verebilecek şekilde,</li>
<li class="Metin">Tek başına ve diğer kişilerle işbirliği içinde, bu ürünlerin fiyatlarını yapay bir seviyeye taşıyan veya taşıyabilecek şekilde,</li>
<li class="Metin">Bir tertip kurmak suretiyle veya aldatıcı ya da hileli diğer bir yolla bu ürünlerin arzı, talebi veya fiyatıyla ilgili yanlış veya yanıltıcı işaretler veren veya verebilecek şekilde,</li>
<li class="Metin">Piyasanın veya piyasa kurallarının <span class="SpellE">suistimal</span> edilmesi suretiyle piyasanın ya da diğer piyasa katılımcılarının zararına olacak şekilde,</li>
</ul>
<p class="Metin"><span class="GramE">teklif</span> vermek, işlem yapmak, mevcut bir teklifi veya işlemi değiştirmek ya da iptal etmek veya teklifler arasında bağ kurmak yahut başka herhangi bir davranışta bulunmak ve bu fiillere yönelik girişimlerde bulunmak Yönetmelik kapsamında piyasa manipülasyonu sayılacaktır.</p>
<p>Buna ek olarak Yönetmelik, internet dâhil olmak üzere medya organları aracılığıyla ya da başka bir yolla enerji veya çevre ürünlerinin arzı, talebi veya fiyatıyla ilgili olarak yanlış veya yanıltıcı işaretler veren veya vermesi muhtemel olan bilgileri yaymak ve buna yönelik girişimlerde bulunmayı da piyasa manipülasyonu olarak kabul etmiştir. Bu fiiller bakımından ise, işlenmiş sayılabilmesi için, bilgiyi yayan kişi, bilginin yanlış veya yanıltıcı olduğunu bilen veya bilmesi gereken bir kişi olması gerektiği de Yönetmelikte vurgulanmıştır.</p>
<p>Yukarıda sayılan tüm fiiller hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler bakımından yaptırıma tabidir.</p>
<h3><strong>Yükümlülükler (M.10-11)</strong></h3>
<p>Yönetmelik ile piyasa katılımcılarına önemli iç kontrol yükümlülükleri getirilmiştir. Katılımcıların;</p>
<ul>
<li>Dâhilî bilgileri tespit ve muhafaza etmesi,</li>
<li>Suistimali önleyici mekanizmalar kurması,</li>
<li>Şüpheli durumları Kuruma bildirmesi,</li>
<li>Talep edilen bilgi ve belgeleri süresinde sunması</li>
</ul>
<p>zorunlu hale getirilmiştir.</p>
<p>Piyasa işletmecileri ise bünyelerinde piyasa gözetim birimi kurmak, izleme sistemleri tesis etmek ve şüpheli işlemleri derhal EPDK’ya bildirmekle yükümlü olacaktır.</p>
<h3><strong>Yaptırımlar ve Tedbirler</strong></h3>
<p>Yönetmelik M.13, yüksek tutarlı idari para cezaları öngörmektedir. Buna göre:</p>
<ul>
<li>Dâhilî bilgi suistimali ve piyasa manipülasyonu fiilleri bakımından piyasa katılımcılarına <strong>25.098.000 TL’ye kadar</strong>,</li>
<li>Dâhilî bilginin açıklanmaması halinde piyasa katılımcılarına <strong>2.509.800 TL’ye kadar,</strong></li>
<li>Dâhilî bilgi <span class="SpellE">suistimali ve  piyasa <span class="GramE">manipülasyonu</span></span> fiilini işleyen gerçek kişilere <strong>2.509.800 TL’ye kadar,</strong></li>
</ul>
<p>idari para cezası uygulanabilecektir.</p>
<p>İhlal sonucunda menfaat temin edilmesi veya zarara yol açılması halinde ceza tutarı, bu menfaat veya zararın iki katından az olamayacaktır.</p>
<p>Buna ek olarak Kurul ve acele hallerde piyasa işletmecileri M. 14 kapsamında;</p>
<ul>
<li>İlave teminat talep etme,</li>
<li>İşlemleri askıya alma veya iptal etme,</li>
<li>Geçici işlem yasağı getirme</li>
</ul>
<p>gibi idari tedbirler uygulayabilecektir.</p>
<h3><strong>Genel Değerlendirme</strong></h3>
<p>Yeni Yönetmelik, enerji ve çevresel piyasalarda şeffaflık altyapısını kurumsallaştıran, piyasa bütünlüğünü güçlendiren ve piyasa bozucu davranışlarla mücadelede net bir yaptırım çerçevesi ortaya koyan kapsamlı bir düzenleme niteliğindedir.</p>
<p>Bu düzenleme ile Türkiye’de enerji ve karbon piyasalarının kurumsal olgunluk düzeyinin artırılması ve uluslararası standartlara daha yakın bir piyasa gözetim yapısının tesis edilmesi hedeflenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz </em><a href="mailto:info@berkerberker.com"><em>info@berkerberker.com</em></a><em> adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarının Asgari Özkaynak Miktarlarının Yeniden Belirlenmesi ile İlgili Tebliğ</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/odeme-ve-elektronik-para-kuruluslarinin-asgari-ozkaynak-miktarlarinin-yeniden-belirlenmesi-ile-ilgili-teblig/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 18:53:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6031</guid>

					<description><![CDATA[Yazar: Av. Deniz Nalbant  Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarının Asgari Özkaynak Miktarlarının Yeniden Belirlenmesi ile İlgili Tebliğ, 31<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yazar: <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/deniz-nalbant/">Av. Deniz Nalbant </a></strong></em></p>
<p>Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarının Asgari Özkaynak Miktarlarının Yeniden Belirlenmesi ile İlgili Tebliğ, 31 Ocak 2026 tarihli ve 33154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak önemli bir sermaye güncellemesini beraberinde getirdi. Tebliğ, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının asgari özkaynak yükümlülüklerini yeniden belirlemekte olup, 30 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.</p>
<h3><strong>Düzenlemenin Dayanağı ve Kapsamı</strong></h3>
<p>Söz konusu Tebliğ ile, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”), Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik M.33 çerçevesinde ödeme ve elektronik para kuruluşlarının sermaye yeterliliğine ilişkin eşikleri güncellemiştir. Düzenleme, özellikle finansal istikrarın güçlendirilmesi ve sektörde faaliyet gösteren kuruluşların mali dayanıklılığının artırılması amacını taşımaktadır.</p>
<h3><strong>Yeni Asgari Özkaynak Tutarları</strong></h3>
<p>Tebliğ ile birlikte asgari özkaynak yükümlülükleri aşağıdaki şekilde artırılmıştır:</p>
<ul>
<li>Münhasıran fatura ödemelerine aracılık eden ödeme kuruluşları için 15.000.000 TL’den <strong>20.000.000 TL’ye,</strong></li>
<li>Diğer ödeme kuruluşları için 30.000.000 TL’den <strong>40.000.000 TL’ye</strong>,</li>
<li>Elektronik para kuruluşları için 80.000.000 TL’den <strong>105.000.000 TL’ye</strong> yükseltilmiştir.</li>
</ul>
<p>Bu artış, sektörde faaliyet gösteren kuruluşların ölçek ve risk profillerine uygun şekilde daha güçlü bir özkaynak yapısına sahip olmalarını hedeflemektedir.</p>
<h3><strong>Uyum Süreci ve Yaptırımlar</strong></h3>
<p>İlgili kuruluşların, 30 Haziran 2026 tarihine kadar yeni asgari özkaynak yükümlülüklerine uyum sağlamaları gerekmektedir.</p>
<p>Aykırılık hâlinde TCMB;</p>
<ul>
<li>Uyumsuzluğun giderilmesi için altı ayı geçmemek üzere makul bir süre tanımaya,</li>
<li>Bu süre içinde gerekli tedbirler alınana kadar ilgili kuruluşun faaliyet iznini geçici olarak durdurmaya,</li>
<li>Belirlenen süre içinde yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ise faaliyet iznini iptal etmeye</li>
</ul>
<p>yetkilidir.</p>
<h3><strong>Değerlendirme</strong></h3>
<p>Yapılan düzenleme, fintech ekosisteminde faaliyet gösteren ödeme ve elektronik para kuruluşları bakımından sermaye planlamasının yeniden ele alınmasını gerektirmektedir. Artan özkaynak yükümlülükleri, sektörde konsolidasyon eğilimlerini hızlandırabileceği gibi, güçlü sermaye yapısına sahip kuruluşlar bakımından rekabet avantajı da doğurabilecektir.</p>
<p>Kuruluşların, yürürlük tarihine kadar mali tablolarını ve sermaye projeksiyonlarını gözden geçirerek gerekli uyum adımlarını atmaları önem arz etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ticari Defterlerin Kapanış Onay Sürelerine İlişkin Değişiklik</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/ticari-defterlerin-kapanis-onay-surelerine-iliskin-yetki-genisletildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 18:35:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6028</guid>

					<description><![CDATA[19 Aralık 2012 tarihli ve 28502 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ’de değişiklik yapıldı. 18 Şubat<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>19 Aralık 2012 tarihli ve 28502 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ’de değişiklik yapıldı. 18 Şubat 2026 tarihli ve 33172 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile, kapanış onay sürelerine ilişkin önemli bir düzenleme getirildi.</p>
<h3><strong>Mücbir Sebep Hâlinde Süre Uzatma Yetkisi</strong></h3>
<p>Tebliğin 15 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen yeni hüküm uyarınca, mücbir sebep hâlinin ilan edildiği yerlerde defterlerin kapanış onaylarının, mücbir sebebin sona erdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar yapılabileceğine ilişkin mevcut düzenleme korunmuştur.</p>
<p>Buna ek olarak, Ticaret Bakanlığına, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünü almak suretiyle, defter türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte olmak üzere, bu süreyi ikişer aylık dönemler hâlinde iki defaya kadar uzatma yetkisi verilmiştir. Süre uzatımlarının Ticaret Bakanlığının internet sitesi aracılığıyla duyurulacağı hüküm altına alınmıştır.</p>
<h3><strong>Mevcut Düzenlemenin Genel Çerçevesi</strong></h3>
<p>Tebliğin 15 inci maddesi uyarınca:</p>
<ul>
<li>Yevmiye defterleri, izleyen hesap döneminin altıncı ayının sonuna kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce “Görülmüştür” ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması zorunludur.</li>
<li>Yönetim kurulu karar defteri ise izleyen hesap döneminin birinci ayının sonuna kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce “Görülmüştür” ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması zorunludur.</li>
<li>Mücbir sebep hâllerinde ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 13 ve 15 inci maddeleri çerçevesinde ilan edilen bölgelerde kapanış onay süresi, mücbir sebebin sona ermesini takip eden ikinci ayın sonuna kadar uzayabilmektedir. Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünü alarak defter türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte bu süreyi ikişer aylık sürelerle iki defa uzatmaya yetkilidir.</li>
</ul>
<h3><strong>Yürürlük</strong></h3>
<p>Söz konusu değişiklik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup, hükümleri Ticaret Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı tarafından birlikte yürütülecektir.</p>
<p>Yapılan değişiklik ile özellikle mücbir sebep hâllerinde idareye tanınan takdir yetkisi genişletilmiş; uygulamada ortaya çıkabilecek süre sıkıntılarının daha esnek bir şekilde yönetilebilmesine imkân sağlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/anonim-sirketlerde-yonetim-kurulu-uyeligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 00:31:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6015</guid>

					<description><![CDATA[Yazarlar: Av. Ayça Berker &#38; Av. Deniz Nalbant  Giriş Anonim şirketlerde yönetim kurulu, şirketin yönetim ve temsil organı<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yazarlar: <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/ayca-berker/">Av. Ayça Berker</a> &amp;<a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/deniz-nalbant/"> Av. Deniz Nalbant </a></strong></em></p>
<h4><strong>Giriş</strong></h4>
<p>Anonim şirketlerde yönetim kurulu, şirketin yönetim ve temsil organı olup şirketin stratejik kararlarının alınması, ticari faaliyetlerinin yürütülmesi ve şirketin üçüncü kişiler nezdinde temsil edilmesi bakımından merkezi bir rol üstlenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) uyarınca yönetim kurulu; şirketin üst düzey yönetiminden, organizasyon yapısının kurulmasından, risklerin gözetiminden, finansal tabloların hazırlanmasından ve genel kurul kararlarının uygulanmasından sorumludur. Şirketin işleyişinin sürekliliği ve kurumsal yönetim ilkelerinin hayata geçirilmesi bakımından yönetim kurulu üyelerinin hukuki statüsü ve nitelikleri büyük önem taşır. Bu nedenle TTK, yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi, görevde kalması ve üyeliğin sona ermesi bakımından belirli şartlar öngörmüştür. Nitekim TTK m. 363/2 hükmü gereğince; bir yönetim kurulu üyesinin iflasına karar verilmesi, ehliyetinin kısıtlanması veya üyelik için aranan kanuni ya da esas sözleşmesel nitelikleri kaybetmesi hâlinde üyelik herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer. TTK m. 359/4 ise, üyeliği sona erdiren sebeplerin seçilmeye de engel teşkil edeceğini düzenler. Bu çerçevede yönetim kurulu üyeliği hem seçilme anında hem de görev süresince belirli şartların varlığını gerektiren, şirket yönetiminin sağlıklı işleyişi bakımından kritik bir hukuki statü niteliğindedir.</p>
<h4><strong>1. Yönetim Kurulu Üyeliği ve Seçilme Usulü</strong></h4>
<p>Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin seçimi, genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasındadır. Genel kurul, üyeleri kanunda öngörülen toplantı ve karar nisaplarına göre seçer ve görev sürelerini belirler. Bununla birlikte TTK m. 363/1 kapsamında, herhangi bir nedenle üyeliğin boşalması hâlinde yönetim kurulunun geçici üye seçmesi mümkündür. Geçici olarak seçilen üye, ilk genel kurulun onayına kadar görev yapar; genel kurulca onaylanması hâlinde selefinin kalan süresini tamamlar.</p>
<p>Yönetim kurulu üyeliğinin boşalmasına örnek olarak iflas, fiil ehliyetinin kısıtlanması veya üyelik için gerekli niteliklerin kaybı gösterilebilir. Geçici üyenin genel kurul tarafından onaylanmaması, o tarihe kadar alınan kararların geçerliliğini etkilemez.</p>
<p>TTK m. 359/5 uyarınca tüzel kişiler de yönetim kurulu üyesi olabilir. Bu durumda tüzel kişi adına hareket edecek gerçek kişi tescil ve ilan edilir ve toplantılara katılım ile oy kullanma yetkisi bu temsilci aracılığıyla kullanılır. Temsilcinin belirli ve tek kişi olması, yönetim faaliyetlerinde istikrar sağlanması amacına yöneliktir.</p>
<h4><strong>2. Yönetim Kurulu Üyesi Olmak İçin Aranan Şartlar</strong></h4>
<h5><strong>2.1 Gerçek veya Tüzel Kişi Olma</strong></h5>
<p>TTK m. 359 uyarınca hem gerçek hem tüzel kişiler yönetim kurulu üyesi olabilir. Tüzel kişinin üye olması hâlinde, tüzel kişi adına görev yapacak gerçek kişinin tescil edilmesi gerekir. Yönetim kurulu üyesinin Türk vatandaşı olması veya Türkiye’de yerleşik bulunması zorunlu değildir; aynı şekilde tüzel kişinin merkezinin Türkiye’de bulunması da aranmaz. Eski TTK’da yer alan pay sahibi olma şartı kaldırılmıştır.</p>
<h5><strong>2.2. Tam Ehliyetli Olma</strong></h5>
<p>TTK m. 359/3’e göre yönetim kurulu üyelerinin tam ehliyetli olması gerekir. Tüzel kişi üye adına tescil edilen gerçek kişi bakımından da aynı şart geçerlidir. Medeni Kanun’a göre fiil ehliyeti; ayırt etme gücüne sahip olma, erginlik ve kısıtlı olmama unsurlarından oluşur. Tam ehliyet, kişinin hukuki sonuç doğuran işlemleri bizzat yapabilme yeteneğini ifade eder.</p>
<h5><strong>2.3. Seçilme Engellerinin Bulunmaması</strong></h5>
<p>Yönetim kurulu üyeliğini sona erdiren sebepler aynı zamanda seçilme engelidir. TTK m. 363/2 kapsamında iflas, fiil ehliyetinin kısıtlanması veya kanuni ya da esas sözleşmesel niteliklerin kaybı üyeliği sona erdirir. Bu sebeplerin seçilmeden önce mevcut olması hâlinde kişi yönetim kurulu üyeliğine seçilemez.</p>
<p>Bunun yanında bazı özel kanunlarda da seçilme şartları düzenlenmiştir. Bankacılık Kanunu ve Sigortacılık Kanunu gibi sektör düzenlemelerinde, yönetim kurulu üyeleri bakımından özel nitelikler öngörülmüştür. Ayrıca Türk Ceza Kanunu ve Çek Kanunu’nda da belirli durumlar seçilme engeli oluşturabilir.</p>
<h5><strong>2.4. Esas Sözleşmede Öngörülen Şartlar</strong></h5>
<p>Şirket esas sözleşmesiyle yönetim kurulu üyelerinde aranacak nitelikler belirlenebilir. Yaş, meslek, eğitim, deneyim veya pay sahipliği gibi kriterler seçilme şartı olarak düzenlenebilir. Bu şartların sonradan kaybı, üyeliğin kendiliğinden sona ermesine yol açar. Ancak esas sözleşme hükümlerinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olmaması gerekir.</p>
<h4><strong>3. Özel Kanunlarda Öngörülen Nitelikler ve Sınırlamalar</strong></h4>
<p>TTK’daki şartlara ek olarak bazı sektör mevzuatlarında yönetim kurulu üyeleri için özel nitelikler düzenlenmiştir. Örneğin Bankacılık Kanunu ve Sigortacılık Kanunu’nda belirli eğitim, deneyim ve mesleki yeterlilik koşulları aranır. Bu niteliklere sahip olmayan bir kişinin yönetim kuruluna seçilmesi, kanunun emredici hükümlerine aykırılık nedeniyle geçersizlik sonucunu doğurabilir. Ticaret sicil müdürlüğü de gerekli şartların varlığını incelemekle yükümlüdür.</p>
<p>Bunun dışında Devlet Memurları Kanunu, Noterlik Kanunu ve 3568 sayılı Kanun gibi düzenlemelerde belirli meslek grupları açısından anonim şirket yönetim kurulu üyeliğine ilişkin yasak veya sınırlamalar yer alır. Öğretide bu tür düzenlemeler genellikle “düzen hükümleri” olarak kabul edilir. Buna göre söz konusu kişiler yasaklara rağmen yönetim kurulu üyesi seçilse dahi, seçim işlemi geçersiz sayılmaz; ancak ilgili kişinin tabi olduğu meslek mevzuatı bakımından disiplin sorumluluğu doğabilir.</p>
<h4><strong>4. Yönetim Kurulu Üyelerinin Tescili ve Seçimin Etkisi</strong></h4>
<p>Yönetim kurulu üyeleri ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilir. Ancak tescil ve ilan kurucu değil açıklayıcı niteliktedir; bu nedenle seçilen kişinin işlemleri seçim anından itibaren şirketi bağlar.</p>
<h4><strong>Sonuç</strong></h4>
<p>Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliği; kanunda, özel mevzuatta ve esas sözleşmede öngörülen şartların seçilme anında ve görev süresince korunmasını gerektirir. İflas, fiil ehliyetinin kaybı veya gerekli niteliklerin sonradan ortadan kalkması hâlinde üyelik kendiliğinden sona erer ve aynı sebepler seçilmeye de engel oluşturur. Özel kanunlarda öngörülen niteliklerin yokluğu seçim işleminin geçersizliğine yol açabilirken, belirli meslek gruplarına yönelik yasaklar çoğu durumda seçim geçerliliğini etkilemez; yalnızca ilgili kişi bakımından mesleki veya disiplin sonuçları doğurabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><main class="sections_group"></p>
<article id="post-6013" class="share-simple post-6013 post type-post status-publish format-standard has-post-thumbnail hentry category-makale">
<div class="post-wrapper-content">
<section class="section mcb-section the_content has_content">
<div class="section_wrapper">
<div class="the_content_wrapper ">
<p><em>Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz </em><a href="mailto:info@berkerberker.com"><em>info@berkerberker.com</em></a><em> adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz. </em></p>
</div>
</div>
</section>
<div class="mfn-builder-content mfn-default-content-buider"></div>
</div>
</article>
<p></main></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saldırgan Satış Yöntemlerine Karşı Hukuki Başvuru Yolları</title>
		<link>https://www.berkerberker.com/saldirgan-satis-yontemlerine-karsi-hukuki-basvuru-yollari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Nalbant]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 23:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.berkerberker.com/?p=6013</guid>

					<description><![CDATA[Yazar: Av. Deniz Nalbant  Giriş Saldırgan satış yöntemleri, tüketicinin iradesi üzerinde baskı kurarak onu belirli bir ürün veya<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yazar: <a href="https://www.berkerberker.com/ekibimiz/deniz-nalbant/">Av. Deniz Nalbant </a></strong></em></p>
<h4><strong>Giriş</strong></h4>
<p>Saldırgan satış yöntemleri, tüketicinin iradesi üzerinde baskı kurarak onu belirli bir ürün veya hizmeti almaya yönelten, ticari etiğe ve serbest piyasa ilkelerine aykırı pazarlama teknikleridir. Önceki yazılarda, saldırgan satış yöntemlerinin tanımı yapılmış ve çeşitli örnekleri incelenmiştir. Bu bölümde ise, bu tür uygulamalara maruz kalan tüketicilerin hangi hukuki yollara başvurabileceği, yürürlükteki mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde değerlendirilmekte ve hukuki koruma mekanizmaları sistematik biçimde açıklanmaktadır.</p>
<h4><strong>1. TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN (TKHK) ÇERÇEVESİNDE BAŞVURU YOLLARI</strong></h4>
<h4><strong>1.1. Saldırgan Ticari Uygulamalara İlişkin Mevzuat Hükümleri</strong></h4>
<p>6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ile Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği, saldırgan satış yöntemlerini açık biçimde düzenlemektedir. Bu kapsamda:</p>
<ul>
<li>Yönetmeliğin 10 ve devamı maddelerinde saldırgan ticari uygulamalara ilişkin ölçütler ve yasaklar belirtilmiştir.</li>
<li>TKHK m.61 ve m.62’ye göre, yönetmeliğe aykırı reklam ve uygulamaların düzeltilmesi veya telafi edilmesi, reklam verenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.</li>
<li>Bu yükümlülüklerin ihlali halinde TKHK m.77/12’ye göre idari para cezası dahil çeşitli yaptırımlar öngörülmektedir.</li>
<li>İdari yaptırım kararları Reklam Kurulu tarafından verilmekte ve Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanmaktadır.</li>
</ul>
<h4><strong>1.2. Reklam Kurulu’na Başvuru</strong></h4>
<p>Tüketiciler saldırgan satış yöntemi içeren bir reklamla karşılaştıklarında Reklam Kurulu’na başvuru yapabilirler. Kurul, 6502 sayılı TKHK uyarınca hem başvuru üzerine hem de resen inceleme yetkisine sahiptir. Başvurular e-Devlet üzerinden yapılmakta olup;</p>
<ul>
<li>Gerçek kişiler için ad, soyad, T.C. kimlik numarası ve adres,</li>
<li>Tüzel kişiler için unvan ve adres bilgileri,</li>
<li>Şikayete ilişkin reklamın yayınlandığı mecra, tarih ve içeriği gibi belirleyici unsurlar başvuru dilekçesine eklenmelidir.</li>
</ul>
<p>Reklam Kurulu, saldırgan satış yöntemlerini içeren reklamların durdurulması, düzeltilmesi ve gerekiyorsa para cezası uygulanmasına karar verebilir.</p>
<h4><strong>2. TÜRK TİCARET KANUNU (TTK) KAPSAMINDA HAKSIZ REKABET HÜKÜMLERİ</strong></h4>
<p>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”), m.54 ve m.55 hükümleri kapsamında saldırgan satış yöntemlerini “haksız rekabet” olarak kabul etmektedir. Özellikle TTK m.55/1-a-8 hükmü, saldırgan satış yöntemlerini haksız ticari uygulamalar arasında açıkça saymaktadır.</p>
<ul>
<li>Bu bağlamda, saldırgan ticari uygulamalar sonucunda zarar gören tüketiciler, haksız rekabetin önlenmesi, tespiti, maddi ve manevi tazminat talebi gibi taleplerle dava açabilirler.</li>
<li>Haksız fiil esasına dayalı olarak Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.58 kapsamında manevi tazminat talep edilmesi de mümkündür.</li>
<li>Uygulamada, çoğu durumda saldırgan satışın mağduru olan tüketici, yalnızca tüketici mahkemelerine değil, aynı zamanda asliye ticaret mahkemelerine de başvurabilmektedir.</li>
</ul>
<h4><strong>Sonuç</strong></h4>
<p>Saldırgan satış yöntemleri, yalnızca tüketici iradesine değil aynı zamanda piyasa ekonomisinin serbest rekabet ilkesine de açıkça zarar vermektedir. Bu yöntemler, bireylerin seçim özgürlüğünü zedeleyerek hem tüketicilerin hem de dürüst işletmelerin zararına sonuçlar doğurmaktadır.</p>
<p>Yürürlükteki mevzuat, saldırgan satış yöntemlerine karşı tüketiciyi çok yönlü şekilde koruyacak niteliktedir. TKHK ve bağlı yönetmelikler sayesinde idari yaptırımlar öngörülmekte; Reklam Kurulu aracılığıyla tüketici hakları korunmakta; TTK ve TBK hükümleri ise yargı yoluyla tazminat ve önleme imkanları sunmaktadır.</p>
<p>Sonuç olarak, reklam verenlerin ve ticari uygulamada bulunanların yalnızca ürün pazarlama hedefiyle değil, aynı zamanda tüketici haklarına duyarlılık ve hukuk devleti ilkesine uygunluk temelinde hareket etmeleri gerekmektedir. Bu duyarlılık, uzun vadede markaların itibarı açısından da olumlu sonuçlar doğuracaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz </em><a href="mailto:info@berkerberker.com"><em>info@berkerberker.com</em></a><em> adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
