Ticari Defterlerin Kapanış Onay Sürelerine İlişkin Değişiklik

19 Aralık 2012 tarihli ve 28502 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ’de değişiklik yapıldı. 18 Şubat 2026 tarihli ve 33172 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile, kapanış onay sürelerine ilişkin önemli bir düzenleme getirildi.
Mücbir Sebep Hâlinde Süre Uzatma Yetkisi
Tebliğin 15 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen yeni hüküm uyarınca, mücbir sebep hâlinin ilan edildiği yerlerde defterlerin kapanış onaylarının, mücbir sebebin sona erdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar yapılabileceğine ilişkin mevcut düzenleme korunmuştur.
Buna ek olarak, Ticaret Bakanlığına, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünü almak suretiyle, defter türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte olmak üzere, bu süreyi ikişer aylık dönemler hâlinde iki defaya kadar uzatma yetkisi verilmiştir. Süre uzatımlarının Ticaret Bakanlığının internet sitesi aracılığıyla duyurulacağı hüküm altına alınmıştır.
Mevcut Düzenlemenin Genel Çerçevesi
Tebliğin 15 inci maddesi uyarınca:
- Yevmiye defterleri, izleyen hesap döneminin altıncı ayının sonuna kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce “Görülmüştür” ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması zorunludur.
- Yönetim kurulu karar defteri ise izleyen hesap döneminin birinci ayının sonuna kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce “Görülmüştür” ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması zorunludur.
- Mücbir sebep hâllerinde ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 13 ve 15 inci maddeleri çerçevesinde ilan edilen bölgelerde kapanış onay süresi, mücbir sebebin sona ermesini takip eden ikinci ayın sonuna kadar uzayabilmektedir. Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünü alarak defter türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte bu süreyi ikişer aylık sürelerle iki defa uzatmaya yetkilidir.
Yürürlük
Söz konusu değişiklik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup, hükümleri Ticaret Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı tarafından birlikte yürütülecektir.
Yapılan değişiklik ile özellikle mücbir sebep hâllerinde idareye tanınan takdir yetkisi genişletilmiş; uygulamada ortaya çıkabilecek süre sıkıntılarının daha esnek bir şekilde yönetilebilmesine imkân sağlanmıştır.