Türk Hukukunda Eser Sahibinin Mali Hakları

Yazar: Av. Deniz Nalbant
Giriş
Bu çalışma, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) çerçevesinde eser sahibinin mali haklarını sistematik bir şekilde ele almaktadır. Mali hakların kapsamı, hukuki nitelikleri, türleri ve koruma süreleri açıklanmakta; ayrıca işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim hakları detaylandırılmaktadır. Bir sonraki çalışmada ise eser sahibinin manevi hakları incelenecektir.
I. ESER SAHİBİNİN MALİ HAKLARI
1. Mali Hak Kavramı ve Özellikleri
Mali haklar, eser sahibinin eserinden ekonomik olarak yararlanmasına ve eseri ekonomik olarak değerlendirmesine hizmet eden inhisari haklardır. Bu kapsamda mali haklar iki yönlü bir işlev görmektedir:
(i) eser sahibine, eserin maddi getirilerinden tek başına yararlanma ve yararlanma yöntemini belirleme yetkisi verir;
(ii) üçüncü kişilerin eserden haksız yararlanmasını engelleme yetkisi tanır.
Mali haklar sınırlı sayıdadır ve her bir mali hak türü birbirinden bağımsızdır. Bu nedenle bir mali hak üzerinde yapılan hukuki işlem, kural olarak diğer mali hakları etkilemez.
Mali haklar; lisans, rehin ve haciz gibi işlemlere konu olabilir ve terekeye dahil olduğundan mirasçılara intikal eder.
2. Mali Hak Türleri
Mali haklar FSEK’te dört ana başlıkta düzenlenmiştir:
a) İşleme hakkı
b) Çoğaltma hakkı
c) Yayma hakkı
d) Temsil, yayın ve umuma iletim hakkı
2.1. İşleme Hakkı
İşleme hakkı FSEK m. 21’de düzenlenmiştir:
“Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.”
Kanunda işlemenin kapsamı ayrıca tanımlanmamıştır; ancak bir eserin işlenebilmesi için asıl esere bağlı kalınarak hazırlanmış olması ve yeni eserin bağımsız bir eser olarak nitelendirilebilmesi gerekir. Asıl eserle olan bağlantı tamamen ortadan kalkmışsa işleme değil, eserde değişiklik söz konusu olur.
Hususiyet taşımayan faaliyetler (örneğin eserin sadece büyütülmesi veya küçültülmesi) işleme kapsamında değildir.
Kişisel amaçla, kâr amacı olmaksızın ve yalnızca bir adetle sınırlı olmak üzere işleme yapılabilir. Eser sahibinin kayıtsız, şartsız ve yazılı rızası olsa dahi, eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyen değişikliklere izin verilemez.
İşleme eser ile asıl eser birbirinden bağımsız haklara tabidir. Asıl eser sahibinin izni olmadan oluşturulan işleme eser kullanılamayacağı gibi, asıl eser sahibi de bu işleme eserden yararlanamaz.
2.2. Çoğaltma Hakkı
Çoğaltma, bir eserin maddi varlığının duyu organları aracılığıyla doğrudan veya dolaylı olarak algılanabilecek şekilde, aslı veya kopyalarından yeni nüshalar elde edilmesidir. Amaç, eserin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamaktır.
Çoğaltma için eserin fiziksel bir ortama aktarılması ve algılanabilir olması yeterlidir. Örneğin: Bir kitabın taranarak harici belleğe kaydedilmesi. Çoğaltılan nüsha sayısının önemi yoktur; eser sahibinin özgünlüğü anlaşılır olmak şartıyla, eserin bir bölümünün aktarılması dahi çoğaltma sayılır. Yöntem ve araç seçiminde de bir sınırlama bulunmamaktadır. FSEK m. 22 çoğaltma yöntemlerini örnekleme yoluyla saymıştır.
2.3. Yayma Hakkı
Yayma hakkı; çoğaltılmış veya işlenmiş eserin, eser sahibi veya yetkilendirdiği kişiler tarafından ticari amaçla veya eserin geniş kitlelere ulaşması amacıyla, eserden mali açıdan yararlanılabilecek mecralar ile ticaret mevkiine sunulması ve bu amaçla dağıtılmasını içerir.
Bir eserin aslı veya nüshalarının satılması halinde yayma hakkı tükenir (FSEK m. 23). Ancak kiralama, kamuya ödünç verme gibi kullanım şekilleri eser sahibinin inhisarında kalır. Bu kullanım türleri için ayrıca izin alınmalıdır.
2.4. Temsil, Yayın ve Umuma İletim Hakkı
Temsil, yayın ve umuma iletim hakları FSEK m. 24–25’te düzenlenmiştir ve eserin maddi olmayan içeriğinin kamuya sunulmasını konu edinir.
Umum kavramı, FSEK’te tanımlanmamış olmakla birlikte, Alman Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki (“UrhG”) m. 15/3’teki tanım Türk doktrinince benimsenmiştir:
“Kişisel ilişkisi bulunmayan ve eseri algılayabilen kişi topluluğu umum olarak kabul edilir.”
Doğrudan temsil (FSEK m. 24/1), eserin, okuma, çalma, gösterme gibi yollarla umumi mahallerde doğrudan sunulmasıdır. Dolaylı temsil (FSEK m. 24/2) ise temsilin gerçekleştiği yerden başka bir yere teknik araçlarla aktarılmasıdır. Aksi kararlaştırılmadıkça temsil hakkının devri yalnızca doğrudan temsili kapsar. Yayın yoluyla iletim ve dijital ortamda umuma iletim ise FSEK m. 25’te düzenlenmiştir.
3. Koruma Süreleri
Koruma süreleri FSEK m. 26–27’de düzenlenmiş olup, kural olarak 70 yıllık koruma süresi esastır.
3.1. Gerçek Kişi Eser Sahipleri
Mali haklar, eserin aleniyet veya yayım tarihinden başlayarak:
- Eser sahibinin yaşamı boyunca ve
- Ölümünden itibaren 70 yıl süreyle korunur (FSEK m. 27/1).
3.2. Tüzel Kişiler
Tüzel kişi mali hak sahibi ise, eserin aleniyetinden itibaren 70 yıllık süre uygulanır (FSEK m. 27/5).
3.3. İstisnalar
- Eser alenileşmemişse, koruma süresi başlamaz (FSEK m. 26/3). Ancak her durumda eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıllık süre uygulanır.
- Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde, koruma süresi ölüm tarihinden itibaren başlar (FSEK m. 27/2).
- Forma veya fasikül halinde yayınlanan eserlerde, son forma/fasikülün yayım tarihi, aleniyet tarihidir (FSEK m. 26/4).
- Çok ciltli eserlerde her cilt bağımsız değerlendirilir (FSEK md. 26/4).
- Anonim eserlerde, eser sahibinin adı açıklanmadıkça koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır (FSEK m. 27/4).
- İştirak halinde eser sahipliğinde süre, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren işlemeye başlar.
- Müşterek eser sahipliğinde ise süre her bir eser sahibi bakımından ayrı ayrı işler.
- Asıl eser ve işleme eser bağımsızdır; koruma süreleri de birbirinden ayrıdır (FSEK m. 26/2).
Sonuç
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca mali haklar, eser sahibinin eser üzerinde ekonomik değer yaratmasına olanak tanıyan temel hak kategorisini oluşturur. İşleme, çoğaltma, yayma ve umuma iletim gibi haklar, eser sahibine eserin kullanım şeklini belirleme ve üçüncü kişilerin haksız yararlanmasını engelleme yetkisi verir. Bu haklar sınırlı sayıdadır, bağımsızdır ve belirli koruma sürelerine tabidir. Mali hakların kapsamının ve sınırlarının doğru şekilde anlaşılması hem eser sahiplerinin haklarının korunması hem de eserlerin hukuka uygun kullanımının sağlanması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz info@berkerberker.com adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz.