Türk Hukukunda Vakıf Kavramı, Kuruluşu, Yönetimi ve Sona Ermesi

Yazarlar: Av. Deniz Nalbant & Stj. Av. Talha Hakyemez
GİRİŞ
Vakıflar, Türk hukukunda sosyal, kültürel, ekonomik ve hayri amaçların gerçekleştirilmesinde önemli rol oynayan tüzel kişiliklerdir. Vakıf kurumu, bireylerin veya tüzel kişilerin belirli ve sürekli bir amaca özgüledikleri mal ve haklar etrafında şekillenen, kendine özgü bir hukuki yapıya sahiptir.
Bu çalışmada, vakıf kavramı, vakıf kurulmasının şartları, vakıf organları ve yöneticilerine ilişkin hükümler ile vakfın sona ermesi hususları, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde sistematik bir biçimde ele alınmaktadır.
I. VAKIF KAVRAMI VE HUKUKİ NİTELİĞİ
Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları, belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleri suretiyle oluşan, tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır. Vakfa özgülenecek malvarlığı, vakfın amacını gerçekleştirmeye yeterli olmalı; vakfın amacını veya devamını imkânsız ya da yararsız hâle getirmemelidir. Özgülenecek malvarlığının kurucuya ait olması ve en azından kuruluş aşamasında vakfın amacını gerçekleştirmeye elverişli bulunması zorunludur.
Malvarlığının özgüleneceği amacın ise hukuka uygun, belirli, anlaşılabilir ve süreklilik arz eden nitelikte olması gerekmektedir.
II. VAKIF KURULUŞUNDA ASGARİ MALVARLIĞI
Yeni vakıfların kuruluşunda, amaçlarına göre özgülenecek asgari malvarlığı tutarı, Vakıflar Meclisinin 22.12.2025 tarihli ve 819/790sayılı kararı ile 2026 yılı için 5.000.000-TL olarak belirlenmiştir.
Özgülenen malvarlığının nakit olması hâlinde, bu tutarın bir bankaya yatırılarak vakıf adına bloke edilmesi; taşınır veya taşınmaz malvarlığı söz konusuysa, değer tespitinin mahkemece yaptırılması gerekmektedir. Ayrıca başvurulan mahkeme, vakfa özgülenen mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri re’sen alır.
III. VAKIF KURMA EHLİYETİ
Fiil ehliyetine sahip olan, diğer bir ifadeyle on sekiz yaşını doldurmuş, ayırt etme gücüne sahip ve hakkında kısıtlılık kararı bulunmayan her gerçek kişi vakıf kurma hakkına sahiptir.
Tüzel kişilerin vakıf kurabilmesi için fiil ehliyetine sahip olmaları yeterli olmayıp, kuruluş statülerinde vakıf kurabileceklerine ve vakfa malvarlığı özgüleyebileceklerine ilişkin açık bir hükmün bulunması gerekmektedir.
IV. VAKFIN KURULUŞ USULÜ
Vakıf kurma iradesi; vasiyetname veya miras sözleşmesi ile ortaya konulabileceği gibi, vakfedenin sağlığında resmi senet düzenlenmesi yoluyla da vakıf kurulabilir.
Resmi senetle vakıf kurulması hâlinde, vakıf senedinin tüm kurucular tarafından noter huzurunda eş zamanlı olarak imzalanması zorunludur. Vakıf kurma işleminin temsilci aracılığıyla yapılması durumunda, temsil yetkisinin noter tarafından düzenlenmiş temsil belgesi ile verilmesi ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve hakların açıkça belirtilmesi gerekir.
Kurucular arasında tüzel kişi bulunması hâlinde, bu tüzel kişinin vakıf kurabileceğine ve vakfa malvarlığı tahsis edebileceğine ilişkin hüküm içeren kuruluş statüsü veya yetkili organ kararı da vakıf senedi ile birlikte mahkemeye sunulur.
Vakıf kurulması için yetkili asliye hukuk mahkemesine başvurularak vakfın tescili sağlanır. Vakfın tescili davasında mahkeme, öncelikle vakıf senedini denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğüne göndererek görüş alır. Mahkeme, bu görüş doğrultusunda veya re’sen, senet metninde değişiklik yapılmasına, malvarlığının amaca uygun şekilde artırılmasına karar verebilir.
Vakıf, sicile tescil edilerek tüzel kişilik kazandıktan sonra vakfedenin iradesi kural olarak geri alınamaz. Ancak vakıf kurma iradesi vasiyetname veya miras sözleşmesi ile açıklanmışsa, mirasbırakanın ölümüne kadar bu iradeden dönülmesi mümkündür.
V. VAKFIN ORGANLARI
Vakfın tek zorunlu organı yönetim organıdır. Yönetim organı hem karar hem de icra organı niteliğindedir. Yönetim organının hangi organ olacağı vakıf senedinde belirlenir.
Vakıf senedinde, yönetim organı dışında seçimlik organlar da öngörülebilir. Uygulamada mütevelli heyeti, genel kurul, denetim kurulu, danışma kurulu ve onur kurulu gibi seçimlik organlara sıklıkla rastlanmaktadır. Bazı vakıflarda yönetim organı mütevelli heyeti olarak belirlenmiştir.
Yönetim organı; senette Yönetim Kurulu olarak belirlenmişse yönetim kurulu üyelerine, Mütevelli Heyeti olarak belirlenmişse mütevelli heyeti üyelerine ilişkin bilgileri, göreve başlama tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Vakıflar Genel Müdürlüğü sistemine bildirmekle yükümlüdür.
VI. VAKIF YÖNETİCİLERİNE İLİŞKİN ŞARTLAR VE YÜKÜMLÜLÜKLER
Vakıflar Kanunu M.6/V uyarınca vakıfların yönetim organlarında görev alan kişilerin çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik olması gerekmektedir. Ayrıca; hırsızlık, nitelikli hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, zimmet, rüşvet, sahtecilik, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, güveni kötüye kullanma, kaçakçılık suçları ile devletin güvenliğine karşı işlenen suçlardan mahküm olan kişiler vakıf yöneticisi olamazlar. Bu suçlardan herhangi biri nedeniyle yöneticiliği sırasında mahküm olanların yöneticilik sıfatı kendiliğinden sona erer.
Vakıf yöneticileri, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu m.2(f) uyarınca mal bildiriminde bulunmakla yükümlüdür. Mal bildirimi, vakfın kuruluşundan sonra kapalı zarf içerisinde yapılır ve sonu 0 ve 5 ile biten yıllarda yenilenir.
Vakıf yöneticileri, mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden uzaklaştırılamaz. Ancak Vakıflar Meclisinin kararı üzerine, denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğünün başvurusu ile vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesi tarafından; vakfın amacına veya mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunulması, vakıf malvarlığının amacı dışında kullanılması, ağır ihmal veya kasıtlı fiillerle vakfın zarara uğratılması, tespit edilen eksikliklerin giderilmemesi, medeni hakları kullanma ehliyetinin kaybedilmesi veya görevi sürekli yapmaya engel hastalık hâllerinde yöneticiler görevden alınabilir.
VII. VAKIFLARDA ÜYELİK
Vakıflarda üyelik, Anayasa Mahkemesinin 2008 tarihli kararı doğrultusunda mümkündür. Vakıf senedinde açıkça düzenlenmesi şartıyla vakıf üyelerinden aidat alınabilir. Ayrıca aidat borcunun ödenmemesinin üyelikten çıkarılma sebebi sayılacağına ve bildirimin ne şekilde yapılacağına ilişkin hükümlerin vakıf senedine eklenmesi tavsiye edilmektedir.
VIII. VAKFIN SONA ERMESİ VE TASFİYESİ
Vakfın sona ermesi, vakıf yönetim organı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından vakfın amacının gerçekleşmesinin imkânsız hâle geldiği kanaatine varılması üzerine, yetkili asliye hukuk mahkemesine başvurulmasıyla gerçekleşir. Mahkeme, Vakıflar Genel Müdürlüğünün veya vakıf yönetim organının görüşünü alarak vakfın dağılması ve tasfiye kurulu oluşturulmasına karar verir ve bu karar sicile tescil edilir.
Sona eren vakıfların borçlarının tasfiyesinden sonra kalan mal ve haklar, vakıf senedinde belirtilen ve vakfın amacına en yakın başka bir vakfa veya kuruluşa devredilir. Vakıf senedinde bu yönde bir hüküm bulunmaması hâlinde ise, Vakıflar Genel Müdürlüğünün ve ilgili vakfın görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa devir gerçekleştirilir.
SONUÇ
Vakıflar, toplumsal fayda sağlayan amaçların gerçekleştirilmesinde önemli bir hukuki araçtır. Vakıf kurulması, yönetilmesi ve sona erdirilmesi süreçleri, hem vakfedenin iradesinin korunması hem de kamu yararının gözetilmesi amacıyla sıkı şekil ve denetime tâbi tutulmuştur. Bu çerçevede vakıf senedinin doğru ve özenli şekilde hazırlanması, yönetim organlarının mevzuata uygun hareket etmesi ve vakfın amacına sadık kalınması, vakıf kurumunun sağlıklı şekilde varlığını sürdürebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz info@berkerberker.com adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz.