Türk Hukukunda Ticari İş Kavramı

Yazarlar: Av. Ahmet Berker & Av. Deniz Nalbant
GİRİŞ
Ticari iş kavramı, Türk Ticaret Hukuku’nun temel yapı taşlarından birini oluşturmakta olup, gerek maddi hukukun uygulanması gerekse yargılamaya ilişkin usul kurallarının belirlenmesi bakımından belirleyici bir role sahiptir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) ticari iş kavramına ilişkin temel düzenlemeler m. 3 ve m. 19 hükümlerinde yer almakta; bu düzenlemeler aracılığıyla ticari iş ile adi iş ayrımının çerçevesi çizilmektedir. Ticari işin varlığı, uygulanacak kanun hükümlerinin tayini, faiz rejimi, sorumluluk esasları, ticari dava niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesi gibi birçok hukuki sonucu beraberinde getirmektedir.
Bu çalışma kapsamında ticari iş–adi iş ayrımının önemi ele alınacak; ardından TTK m. 3 ve m. 19 çerçevesinde ticari iş kavramı ayrıntılı biçimde incelenecektir.
I. TİCARİ İŞ – ADİ İŞ AYRIMI
Borç ilişkileri, başta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) olmak üzere çeşitli kanunlarda düzenlenmiştir. Ticari işler ile adi işler bakımından bu düzenlemeler arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Ticari işlerde müteselsil sorumluluğun kural olması (TTK m. 7/1) ve faiz oranlarının serbestçe belirlenebilmesi (TTK m. 8/1) gibi farklılıklar bu duruma örnek teşkil etmektedir. Buna karşılık adi işlerde TBK’nın faiz ve sorumluluk hükümleri uygulanmakta ve taraf iradesi daha sınırlı bir etki doğurmaktadır.
Bu nedenle somut bir uyuşmazlıkta öncelikle işin ticari nitelikte mi yoksa adi nitelikte mi olduğunun tespiti gerekmektedir. Zira TTK m. 1/2 uyarınca ticari işler hakkında öncelikle ticari hükümler uygulanacak; ticari hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümlere başvurulacaktır. Kanun koyucu da bu ayrımın sağlıklı şekilde yapılabilmesi amacıyla ticari işin tespitine yönelik ölçütleri TTK m. 3 ve m. 19 hükümleriyle düzenlemiştir.
II. TTK’YA GÖRE TİCARİ İŞ KAVRAMI
1. TTK m. 3 Düzenlemesine Göre Ticari İşler
TTK m. 3’e göre, TTK’da düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren tüm işlem ve fiiller ticari iştir. Hüküm, ticari işin varlığını iki ayrı şekilde değerlendirmiştir. Bunlar; TTk’da düzenlenen hususlar ve ticariişetlemyi ilgilendiren işlem ve fiiller olarak adlandırılabilir.
2. TTK’da Düzenlenen Hususlar
Bir işin ticari iş olarak nitelendirilebilmesi için tacir veya ticari işletme ile doğrudan ilgili olması her zaman gerekli değildir. Sırf TTK’da düzenlenmiş olması, söz konusu işin ticari iş sayılması için yeterlidir. Bu yaklaşım, ticari iş kavramının objektif yönünü yansıtmaktadır. Nitekim limited şirket ortakları arasındaki tasfiye payına ilişkin uyuşmazlıklarda Yargıtay, söz konusu ilişkinin TTK’da düzenlenmiş olması nedeniyle ticari iş niteliğini haiz olduğunu kabul etmektedir.
TTK’da düzenlenmiş bir konuya ilişkin başka kanunlarda da hüküm bulunması, ticari iş niteliğini ortadan kaldırmaz. Örneğin cari hesap sözleşmesi TTK m. 89 ile m. 101 arasında düzenlenmiş olup, TBK’da da bu sözleşmeye ilişkin hükümlere yer verilmiş olması(m. 134), cari hesap sözleşmesinin ticari iş niteliğini etkilemez.
3. Ticari İşletmeyi İlgilendiren İşlem ve Fiiller
TTK m. 3’te yer alan ikinci ölçüt, ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiilleri kapsamaktadır. Bu ölçüt, özellikle TTK’da düzenlenmemiş olmakla birlikte ticari işletme faaliyetiyle bağlantılı olan işlemler bakımından önem arz etmektedir. Öğretide hâkim görüş, ticari işletme ile ilginin geniş yorumlanması gerektiği yönündedir.
3.1. Ticari İşletme ile İlgili İşlemler
Ticari işletme ile ilgili işlemler, hukuki işlem niteliği taşıyan ve ticari işletmenin faaliyet alanına giren irade açıklamalarını ifade eder. Ticari işletmenin faaliyeti için yapılan kira, hizmet veya tedarik sözleşmeleri bu kapsamda değerlendirilir.
3.2. Ticari İşletme ile İlgili Fiiller
Ticari işletme ile ilgili fiiller, özellikle haksız fiiller bakımından önem taşımaktadır. Bir haksız fiilin ticari iş olarak nitelendirilebilmesi için, fiilin kaynağının ticari işletme faaliyeti olması gerekir. Örneğin bir ticari işletmeye ait aracın işletme faaliyeti kapsamında sebep olduğu zararlar ticari iş olarak kabul edilir. Buna karşılık işletme faaliyeti dışında meydana gelen fiiller ticari iş niteliği taşımaz. Bu noktada taraflardan yalnız birinin tacir olması, fiilin ticari iş sayılması için tek başına yeterli değildir.
III. Ticari İş Karinesi (TTK m. 19)
1. Tacirin Borçları Karine Olarak Ticari Kabul Edilir
TTK m. 19/1 uyarınca, tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Bu hüküm, ticari iş kavramına sübjektif bir ölçüt getirmekte ve borcun kaynağına bakılmaksızın tacirin borçlarını kural olarak ticari saymaktadır.
1.1. Gerçek Kişi Tacir
Gerçek kişi tacir bakımından bu karinenin iki istisnası bulunmaktadır. Gerçek kişi tacir, işlemi yaptığı sırada bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını karşı tarafa açıkça bildirmişse veya işin ticari sayılmasına durum elverişli değilse, söz konusu borç adi nitelikte kabul edilecektir. Bu istisnalar, gerçek kişi tacirin özel yaşam alanının korunması amacına dayanmaktadır.
1.2. Tüzel Kişi Tacir
Tüzel kişi tacirler bakımından ise adi iş sahası kabul edilmemiştir. Tüzel kişi tacirin bütün borçları ticari niteliktedir. Dolayısıyla, TTK m. 16 uyarınca tüzel kişi tacir olan ticaret şirketlerinin, gerçek kişi tacirler için öngörülen istisnalardan yararlanması mümkün değildir. Bu durum özellikle ticaret şirketleri açısından tartışmasız olmakla birlikte, ticaret şirketleri dışında kalan tüzel kişi tacirler bakımından eleştirilere konu olmaktadır.
1.3. Taraflardan Yalnız Biri İçin Ticari Olan Sözleşmeler
TTK m. 19/2’ye göre, taraflardan yalnız biri için ticari nitelik taşıyan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf için de ticari iş sayılır. Bu hükmün uygulanabilmesi için ilişkinin sözleşmeden kaynaklanması ve Kanunda açık bir istisna bulunmaması gerekmektedir. Söz konusu düzenleme, işin ticari niteliğini ortadan kaldırmamakta; yalnızca bazı özel hükümlerin uygulanmasını sınırlamaktadır.
SONUÇ
Ticari iş kavramı, Türk Ticaret Hukuku’nun uygulama alanını belirleyen temel kavramlardan biridir. TTK m. 3 ve m. 19 hükümleri, ticari işin tespitine yönelik objektif ve sübjektif ölçütleri birlikte benimsemiştir. Bununla birlikte her somut olayda işin niteliği dikkatle değerlendirilerek, ticari iş ve adi iş ayrımı titizlikle yapılmalıdır.
Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz info@berkerberker.com adresinden uzman ekibimize ulaşabilirsiniz.